| Küçük bir ödem var. Beyinde şişlik. Ayrıca yaralı bir bölge var. | Open Subtitles | هناك استسقاء بسيط، تورم بالمخ و بعض الندبات |
| Bu durum akciğer ödemine yol açar, fakat elimizde ödem yok. | Open Subtitles | يسبب هذا استسقاء رئوي الذي ليس لديه |
| Akciğer ödemi. 2. derece hipertansif kriz. | Open Subtitles | استسقاء رئوي أزمة ارتفاع لضغط الدم من الدرجة الثانية |
| Akciğer ödemi. 2. derece hipertansif kriz. | Open Subtitles | استسقاء رئوي أزمة ارتفاع لضغط الدم من الدرجة الثانية |
| Eğer hastada normal basınçlı hidrosefali varsa eğik masa testi onu komaya sokacaktır. | Open Subtitles | حسنا ان كان يعاني من استسقاء ضغط طبيعي فحص الطاولة المائلة قد يضعه في غيبوبة |
| O bir hidrosefali. | Open Subtitles | هو يعاني من استسقاء الرأس ولا أظن أنه عليك أن تسخر... |
| Öyleydi ama ultrason sonucunda fetal hidropsi oluştuğunu ortaya çıktı. | Open Subtitles | لقد كان كذلك أظهرت الموجات فوق الصوتيه وجود استسقاء بسيط لدى الجنين |
| Erken hidrops belirtisi. - Her şey yolunda mı? | Open Subtitles | إنه يظهر علامات مبكرة لحدوث استسقاء |
| Bunama, hematom, beyinde su toplanması. | Open Subtitles | الخَرف، الورم الدموي، استسقاء الرأس. استسقاء الرأس: هو مَرض يتميّز بتراكم السائل النُخاعي داخل الدماغ مما يُسبب تضخّم في الرأس. |
| Ne bir pıhtı, ne de bir ödem var, fakat hala nefes alamıyor. | Open Subtitles | لا تخثر، لا استسقاء و لازال لا يتنفس |
| ödem yok, idrarda kan yok. | Open Subtitles | لا استسقاء لا دم بالبول |
| ödem yok, idrarda kan yok. | Open Subtitles | لا استسقاء لا دم بالبول |
| Akciğerinde ödem var. | Open Subtitles | انه استسقاء رئوي |
| Beyin ödemi geçiriyor bu da büyük bir beyin hasarına yol açabilir. | Open Subtitles | انها تعاني من استسقاء* في الدماغ (ورم ناتج من تجمع السوائل)* مما قد يسبب ضرر حقيقي للدماغ |
| - Akciğer ödemi mi? | Open Subtitles | استسقاء رئوي؟ |
| Pekala, normal basınçlı hidrosefali... | Open Subtitles | حسنا استسقاء بضغط طبيعي |
| Normal basınçlı hidrosefali... Satıyorum... | Open Subtitles | استسقاء بضغط طبيعي اثنان |
| Öyleydi ama ultrason sonucunda fetal hidropsi olustugunu ortaya çikti. | Open Subtitles | لقد كان كذلك أظهرت الموجات فوق الصوتيه وجود استسقاء بسيط لدى الجنين |
| İkisinin birden verilmesi akciğer ödemine neden olabilir. | Open Subtitles | ربما يسبب المزج استسقاء رئوي |
| Glenda Castillo'nun bebeğinde hidrops var. | Open Subtitles | طفل (غليندا كاستيلو) يعاني من استسقاء |
| Beyinde su toplanması hastalığı için bir belirti söyle. | Open Subtitles | (بروس)، من أعراض استسقاء الرأس؟ |