| Bu nedenle ve maalesef tüm devlet dairelerinden istifanı kabul ediyorum. | Open Subtitles | لذلك وبكل أسف، أقبل استقالتك عن جميع مناصبك في شئون الدولة |
| Yarın sabah on itibariyle istifanı kabul edeceğim ve herkesi memnun edecek ortak bir açıklama yapacağız. | Open Subtitles | أتوقع استقالتك في الساعة 10: 00 من صباح يوم غد و سننسق تصريحاتنا إلى درجة أن تكون متقاربة إلى حد ما |
| Döndüğümde istifanı masamda görmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أجد استقالتك على مكتبي عندما أعود |
| Yok eğer burada durup, bana etkilenmediğini söyleyeceksen istifa mektubuna tarihi atarım. | Open Subtitles | لأنكما اذا كنتما تخبرانني بعدم ذلك سأضع التاريخ في ورقة استقالتك الآن |
| Yönetim 30 gün içinde istifanı istiyor. | Open Subtitles | يريدك المجلس أن تقدم استقالتك في غضون 30 يوم |
| İşten ayrıImak istiyorsan ayrıI. Sabahleyin istifanı istiyorum. | Open Subtitles | اذا أرتدى الاستقاله , هذا جيد سأقبل استقالتك غدا |
| Bu iki hafta gerekliliğinden feragat etmeye ve istifanı şu andan itibaren geçerli kabul etmeye karar verdik. | Open Subtitles | لقد قررنا أن نعفيك من مسألة الأسبوعين و نطلب منك أن تقدمي استقالتك بسرعة |
| O zamana kadar istifanı kabul etmiyorum. | Open Subtitles | وانتظري لمدة اسبوعين لن اقبل استقالتك الا بعد هذه المدة |
| Bu operasyonun arkasında duramazsan istifanı isterim. | Open Subtitles | إن الحقيقة تبقى، إن كنت لا تستطيع الموافقة على تلك العملية موافقةً تامة فسأحتاج استقالتك |
| İstifanı hazırladım ben sana sadece imzalamak düşüyor ki tüm bu yaşananları unutalım. | Open Subtitles | لقد أحضرت لك ورقة استقالتك كل ما عليك فعله هو التوقيع عليها و نستطيع أن ننسى كل ما حدث بيننا |
| Bu sabah masamda istifanı görmeyi bekliyordum. | Open Subtitles | توقعت ان اجد استقالتك على مكتبي هذا الصباح. |
| Eğer savunman bu olacaksa bence istifanı yazmaya başlasan iyi olur. | Open Subtitles | إذا كان هذا دفاعك، سأبدأ كتابة خطاب استقالتك في الحال. |
| Sonuç olarak, cinsel tacize uğradın herkes tarafından bu biliniyordu, Jessica Pearson senden istifanı istedi buna ilaveten sana istifa mektubunu seni taciz eden adama vermeni söyledi. | Open Subtitles | لقد تم التحرش بك ِ جنسيا ً و لقد كان من المعلوم بأن جاسيكا بيرسون طردتك ِ و أنت بالفعل تم القول لك بأن تسلمي استقالتك |
| İstifa et, sonra da beni buradan kurtarmak için harekete geç. | Open Subtitles | قدمى استقالتك و تابعى تحقيق حلمك و هو اخراجى من هنا |
| Ya o terfiyi kabul edip ya da istifa edeceğini biliyordum. | Open Subtitles | حسنٌ، علمت أنّك إمّا تقبل بتلك الترقية أو ستقدم استقالتك .. |
| ... hemengidip istifa etmelisin. | Open Subtitles | فعليك الخروج من هنا حالاً و تقديم استقالتك |
| Karşılığında, istifan sonsuza kadar sürmez. | Open Subtitles | في المقابل استقالتك لا تستمر للأبد |
| Tahmin ederim, konuşmama gelen tepkiler nedeniyle... istifanızı vermeye hazırsınızdır. | Open Subtitles | أنا مستعد أن أراهن، أنّه في أعقاب خطابي ستكون مستعدًّا لتقديم استقالتك |
| Evet, seni özlüyorlarmış. Kimse, neden ayrıldığını anlayamamış. | Open Subtitles | أجل، إنهم يفتقدونك هناك لا أحد استطاع اكتشاف سبب استقالتك |
| 6 ay içinde istifanız uygun olacaktır. | Open Subtitles | ان استقالتك بعد 6اشهر ستكون مناسبة |