| Babam evin girişine ve oradan da kapının önüne doğru yürüyordu, aynı anda ben de bir kar parçasına çarptım ve arabam ile onu kapının girişinde karşıladım -- neredeyse eve kadar giriyordum. | TED | وكان يسير الى القاعة الامامية خارجا من الباب الامامي في نفس الوقت الذي اصتدمت به بقطع من الثلج الصلب وقابلته في الباب الامامي بالسيارة وانتهينا جميعا في القاعة الامامية. |
| Eve dönerken, bir yangın musluğuna çarptım. | Open Subtitles | فى طريقى للبيت,اصتدمت بخرطوم حريق |
| Bisikletimle ağaca çarptım. | Open Subtitles | لقد اصتدمت دراجتي بشجرة |
| Yerdeyken de, şiddetli rüzgar nedeniyle Deniz Kuvvetleri helikopteri uçağa çarptı. | Open Subtitles | بينما هي علي الارض طائرة خاصة بالبحرية اصتدمت بها بسبب الرياح الشديدة |
| Yani, geçen gün kadının biri bir geyiğe çarptı ve geyik arabanın ön camından içeri girdi. | Open Subtitles | سيدة، اصتدمت بحيوان الموس والحيوان... دخل من خلال الزجاج الأمامي. |
| Uçak, Dünya Ticaret Merkezine çarptı. | Open Subtitles | الطائرة اصتدمت ببرجي التجارة العالمي |
| Direğe çarptım. | Open Subtitles | لقد اصتدمت بعامود |
| - Kapıya çarptım. Kasıtlı mı yaptın bunu? | Open Subtitles | اصتدمت باب |
| Uçak, Dünya Ticaret Merkezine çarptı. | Open Subtitles | " الطائرة اصتدمت ببرجي التّجارة العالمي " |