| Tüm yolu sürmek zorunda kaldığın için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف لكونكِ اضطررتِ للقيادة كل تلك المسافة إلى هُنا |
| Onunla bu şekilde tanışmak zorunda kaldığın için özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسف حقاً لأنكِ اضطررتِ لرؤيتها هكذا |
| Bak, uzay istasyonunda yaşananları görmek zorunda kaldığın için çok üzgünüm. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}،انظري، بشأن ما جرى بمحطّة الفضاء .يؤسفني أنّك اضطررتِ لرؤية ذلك |
| Bunları yaşamak zorunda kaldığınız için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسفة أنكِ اضطررتِ للمرور بكل هذا |
| Üzgünüm. Hepiniz buna katlanmak zorunda kaldığınız için çok üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسف آسف على كل ما اضطررتِ لتحمله |
| Bunu görmek zorunda kaldığın için üzgünüm. | Open Subtitles | {\fnArabic Typesetting}.يؤسفني أنك اضطررتِ لرؤية ذلك |