| Senin için anlamı olur mu bilmem ama üzgün olduğumu söylemek istedim. | Open Subtitles | لا اعرف إن كانت ستعني الكثير لكن إن كانت تستحق , أردت أن اقول بأنني آسفة |
| Ama senin istediğin gibi biri olup olmadığımı bilmem gerek. | Open Subtitles | لكنني اريد أن اعرف إن كنت جيدا بالنسبة لك |
| Dünyanın hali konusunda içini rahatlatabilir miyim bilmem. | Open Subtitles | لا اعرف إن كان بوسعي ان أجعلك تشعرين بشعور جيد حيال العالم |
| Bazen uyanıyorum ve ben olup olmadığımdan emin olamıyorum. | Open Subtitles | فى بعض الاحيا ن استيقظ ولا اعرف إن كنت انا |
| Onun için yeterince iyi miyim bilmiyorum ama senin olmadığına eminim. | Open Subtitles | انا لا اعرف إن كنت كفئآ لها بما يكفى ولكناعرفانكلست كذلك. |
| İçerisi temiz mi bilmem gerek. Herhangi bir alarm var mı? | Open Subtitles | أنا عند الوُرش، أريد أن اعرف إن كان المرفأ خالياً، وهل هناك اية إنذارات ستُطلق؟ |
| Hep olduğun kişi olup olmadığını bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | عليّ أن اعرف إن كنت نفس الشخص الذي كنت عليه |
| Ve sana güvenebileceğimi bilmem gerek. | Open Subtitles | ويجب ان اعرف إن امكنني الإعتماد عليك |
| Cevap vermek için ciddi mi değil mi bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | علي أن اعرف إن كان جاداً أم لا. |
| Kenny, iyi olduğunu bilmem gerek. | Open Subtitles | . كيني), اريد ان اعرف إن كنت بخير) |
| Bunu biliyorum. Demek istediğim şu... Varolduğumdan emin değilim. | Open Subtitles | ما اريد قوله هو انا لا اعرف إن كنت موجوداً |
| Ben Emily. Hatırlayabileceğinden emin değilim. | Open Subtitles | أنا إيميلي ، لا اعرف إن كنت تذكرني |
| Hazır olduğumdan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لا اعرف إن كنت مستعداً |
| Hissedecek çok şey var. Bir daha böyle bir şey yapabilecek miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا لا اعرف إن كان سيكون يمقدوري أبداً أن أقوم بشيء مثل هذا |
| Daha önce sorsaydım, buraya gelir miydim bilmiyorum. | Open Subtitles | ولو سألتك في الحفل لا اعرف إن كنت سآتِ معك إلى هنا ؟ |
| Söylerim. Ama sevinir mi bilmiyorum. | Open Subtitles | سأفعل , لكنني لا اعرف إن كان سيسعدُ لذلك |