| Frank, seni öyle özledim ki. Neden daha önce buluşamadık? | Open Subtitles | فرانك, لقد افتقدتك كثيرا, لماذا لم نلتقى من قبل ؟ |
| Son birkaç hafta senin gerçekten öldüğünü sandığımdan seni cidden özledim. | Open Subtitles | تلك الأسابيع القليلة الأخيرة ، عندما ظننت أنك ميت افتقدتك حقاً |
| Bunu söyleyeceğimi 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi ama seni gerçekten özledim. | Open Subtitles | سأخبرك بشيء وهو أنني، لم أحسب قطّ أنني سأسمع نفسي تتكلم. لكن يبدو أنني افتقدتك. |
| özledim seni, tatlım. | Open Subtitles | لقد كنت مرعوبة , لقد افتقدتك يا صغيري |
| Fincan başına bir şarkı söyletiyoruz. Seni özlemişim | Open Subtitles | بشرط أغنية لكل كوب ، لقد افتقدتك يا عزيزتى |
| Seni özledim, senin için endişelendim. Keyfimi yerine getirmelisin. | Open Subtitles | لقد افتقدتك و قلقت عليك يجب عليك ان تمازحني |
| Seni gerçekten özledim. Ben de az önce kendi kendime neredeyse üç saat oldu diyordum-- | Open Subtitles | لقد افتقدتك حقاً كنت أقول لنفسي أنه مر 3 ساعات |
| Leo, ben de seni özledim, fakat "emir" demekle neyi kast ettin? | Open Subtitles | ليو، وأنا افتقدتك أيضاً، ولكن مالذي تعنيه بأنه، قد تُستَدعى؟ |
| -Seni çok özledim, Pamkekim. -Ben de seni özledim, Flapjack. | Open Subtitles | ـ افتقدتك كثيراً يا بام ـ و أنا أيضاً يا جاك |
| Seni çok özledim. Beni terk etmemeliydin. | Open Subtitles | لقد افتقدتك كثيراً ما كان يجب أن تتركيني |
| - Seni görmek çok güzel. - Oh, biliyorum, seni çok özledim. | Open Subtitles | أنها مدة طويلة انا اعرف لقد افتقدتك بشدة |
| Beni özlediğini biliyorum. Ben de seni özledim. | Open Subtitles | أعلم إنك افتقدتني، فأنا افتقدتك أيضا يا إلهي، تبدو في أفضل حال |
| Ne diyeceğimi bilmiyorum. Biliyorum ki seni çok özledim. | Open Subtitles | لاأعرف ماذا أقول كل ماأعرفة هو أنني افتقدتك |
| Troy, tatilde seni çok özledim. Neler yaptın? | Open Subtitles | تروي, افتقدتك خلال العطلة ماذا عملت في العطلة؟ |
| ama bu isteyerek gittiğim anlamına gelmez Seni çok özledim. | Open Subtitles | هذا لا يعني أني كنت أرغب في ذلك لقد افتقدتك كثيراً |
| Paskalya tatilinde sen gidince, seni özledim. | Open Subtitles | عندما سافرت انت في عيد الفصح في العطلة، لقد افتقدتك |
| Hey. Öğle yemeğinde seni özledim. Cehennemde yepyeni bir yaşam oldu. | Open Subtitles | افتقدتك على الغداء هذا اليوم، كان مستوى رفيعاً من جهنّم |
| Öncelikle, seni çok özledim ve senden özür diliyorum. | Open Subtitles | اول شيئ افتقدتك اليوم واريد ان اقول لك انني اسفة |
| - Merhaba canım. Merhaba. Tanrım, özledim seni. | Open Subtitles | مرحبا ياحبيبي يالله كم افتقدتك |
| En önemlisi seni çok özlemişim. | Open Subtitles | أكبر شيء هو ذلك أنني افتقدتك حقاً |
| - Gel bakalım, güzel yavrum. - Dadıyla git. Dadı seni çok özledi, tatlım. | Open Subtitles | تعالي يا طفلتي الحبيبة لقد افتقدتك مامي يا حبيبتي |
| Sadece seni özlüyorum. Tek gerçek dostum sensin. | Open Subtitles | أنا افتقدتك انت فقط لأنك صديقي الحقيقي الوحيد |
| Kahvaltıda, öğle ve akşam yemeğinde yoktun. Artık yemek yemiyor musun? - Akşam aç değildim. | Open Subtitles | افتقدتك علي الإفطار والغذاء والعشاء ، ألن تأكلي بعد الآن ؟ |
| Merhaba, erkek kolyesi. Seni özlemiştim, eski dost. | Open Subtitles | مرحباً ايها القلادة الرجالية لقد افتقدتك يا صديقتى القديم |
| - Sabah koşumuzda sen özledik, ahbap. | Open Subtitles | - افتقدتك في رياضتنا الصباحية ، صديقي |
| Seni manyak gibi Özlediğimi söylesem saçmalamış olur muyum? | Open Subtitles | انظرى, هل أنا مجنون لقولى أنى افتقدتك كثيراً بجنون ؟ |