Buraya ilk geldiğimde en çok bunu özledim. | Open Subtitles | عندما أتيت هنا لاول مرة لقد كان هذا أكثر ما افتقدته |
22 yıllık hapis hayatım boyunca, herşeyden çok neyi özledim biliyor musun? | Open Subtitles | إيلاي خلال 22 سنة سجن أتعلم أكثر ما افتقدته |
Hapishanedeyken neyi özledim biliyor musun? | Open Subtitles | أتعلمين ما الذي افتقدته في السجن؟ |
En çok, uçak indiğinde onu özlemiştim. | Open Subtitles | أكثر ما افتقدته عندما كانت الطائرة تهبط |
Onu, elinin özlediği bir parçan olarak düşünmelisin. | Open Subtitles | انظر إليها بأنها الشيء الذي افتقدته يدك. |
İşte bunu özledim. 2 kişinin kaynaşması. | Open Subtitles | هذا ما افتقدته الصلة بين شخصين |
Onu simdiden özledim. | Open Subtitles | لقد افتقدته بالفعل. |
Onu bugün çok özledim. | Open Subtitles | افتقدته كثيراً اليوم |
Bugün onu çok özledim. | Open Subtitles | افتقدته كثيرا اليوم. |
Ve...ve onları çok özledim. | Open Subtitles | و .. ومن ثم انا افتقدته |
Ben de onu özledim. | Open Subtitles | أنا افتقدته أيضا |
Gittiği zaman ben de onu özledim. | Open Subtitles | عندما غادر، افتقدته |
özledim dedim. | Open Subtitles | قُلت أنني افتقدته |
Neyi özledim biliyor musun, Jeffrey? | Open Subtitles | سيء ، أتعلم ما افتقدته يا (جيفري)؟ |
Bunu özledin mi? özledim. Gerçekten özledim. | Open Subtitles | -أجل، لقد افتقدته حقاً |
Kendime ne kadar benim jetim ve benim hayatım olmadığını söylesem de sonraki tarifeli uçuşumda ve o uzun güvenlik kuyruğunda bekleyişimde jeti özlemiştim. | Open Subtitles | لطالما اخبرت نفسي ان تلك لم تكن طائرتي ولم تكن حياتي المرة التالية كان علي ان اذهب الى مطار اعتيادي وان اقف في طابور امن طويل افتقدته |
Teşekkürler. özlemiştim. | Open Subtitles | - شكرا, لقد افتقدته |
Onu özlemiştim. | Open Subtitles | . لقد افتقدته |
Ama Susan'ın en çok özlediği şey arkadaşlarıydı. | Open Subtitles | ولكن اكثر ما افتقدته سوزان كان اصدقائها |