| Her biri uyuyacağın yerde uyudular, yemek yiyeceğin yerde yemek yediler ve her biri de Newton'un düşüncelerini fazlasıyla doğru buluyorlardı. | Open Subtitles | كلهم ناموا و اكلوا بنفس الاماكن و كلهم وصفوا نيوتن انه هو الرجل حقا |
| Ne var? yediler işte. ..: | Open Subtitles | لقد اكلوا لماذا لا تشتري واحدة جديدا؟ |
| Ama daha dün kraker yediler. | Open Subtitles | ولكنهم اكلوا الكريكرز بالامس |
| Submarine Sandviç'i* yemişler. | Open Subtitles | لقد اكلوا ساندوتشات الغواصة المطاحن وسندويشات. |
| Muncie'deki bazı şişkolar bozuk Sweetums şekerlemeleri yemişler ve o kadar kötü ishal olmuşlar ki, hastaneye kaldırılmışlar. | Open Subtitles | بعض الاطفال اكلوا من منتجنا عيدان التوفي و اسهلوا كثيرا مما ادى بهم الى المستشفى |
| Ne yemişler, biliyor musun? Kömür. | Open Subtitles | هل تعرف ماذا اكلوا ؟ |
| Evet, tüm çoraplarımı yediler. Bugün okula Lisa'nınkileri giymek zorunda kaldım. | Open Subtitles | نعم ، اكلوا جميع جواربي ، وجب عليّ إرتداء جوارب (ليسا) للمدرسة |
| O kediyi yediler. Evet, tamam. | Open Subtitles | لقد اكلوا قطتها |
| Bu yüzden Vica'nın köpeğini yediler. | Open Subtitles | هذا هو السبب انهم (اكلوا كلب (فيكا |
| Her şeyi yemişler! | Open Subtitles | لقد اكلوا كل شئ |
| Ya da aynı yemeği yemişler. | Open Subtitles | او اكلوا نفس الطعام |