| Beş yılda, iki defa babalık davası açıldı. | Open Subtitles | لقد تمت مقاضاته بقضيتين لإثبات الأبوه في أخر 5 سنوات |
| Noah doğduktan kısa süre sonra babalık testi yaptırdım. | Open Subtitles | بعد أن ولد نوح بوقت قصير قمت بعمل اختبار الأبوه له |
| Yoksa babalık hormonları görme duyuna zarar mı verdi? | Open Subtitles | او لديك هناك بعض هرومونات الأبوه التي عبثت في عيناك؟ |
| babalık testi almak hakkında konuşmasını izleyeceğiz. | TED | سنراه يتحدث عن إختبار الأبوه. |
| Ebeveynlik ilginç bir olgu, değil mi? | Open Subtitles | الأبوه والأمومه ظاهره مثيرة للإهتمام صحيح |
| Sen karınla kızını noel arefesinde terk eden adamsın, bana Ebeveynlik dersi mi veriyorsun? | Open Subtitles | لقد خسرت الحق في التحدث عن الأبوه عندما تخليت عن زوجتك و أبنتك في ليلة عيد الميلاد |
| babalık testi yapan bir klinik. | Open Subtitles | عياده إثبات الأبوه بوسط المدينة |
| babalık içgüdüsü ölümcül bir önyargı. | Open Subtitles | و غريزة الأبوه هي التحيز القاتل ؟ |
| babalık konusu sebebiyle dağılmış bir halde olmak. | Open Subtitles | لقد ارتعبت من مسألة الأبوه |
| babalık testini yaptır sen. | Open Subtitles | أنه أختبار الأبوه |
| Ben'in yapması gereken ilk şey babalık testi. | Open Subtitles | إذن أول أمرٍ على (بِن) القيام به أن يقوم بإختبار الأبوه |
| babalık testi yüzde yüz garantili değildir. | Open Subtitles | إختبار الأبوه ليس100% تماما |
| Böylece veliler Ebeveynlik eğitimlerine de katılırlar. | Open Subtitles | لنجعل الأباء يحضرون" "فصول الأبوه |
| Ebeveynlik yoga dersi gibi. | Open Subtitles | الأبوه مثل تمارين اليوغا |