| Büyük beyazı dünyada canlı yakalayan ilk insanlar olabiliriz. | Open Subtitles | نحن يُمكنُ أَنْ نَكُونَ الأشخاصَ الأوائلَ على الكوكب الذين يحتفظون بالقرش الأبيض حي |
| Bay Crain öldüğünden beri Hill House'a gelen ilk ziyaretçisiniz. | Open Subtitles | سَتصْبَحُ من الزوّارَ الأوائلَ لبيت التَلِّ |
| Göz kırpan ilk onlar olsun. | Open Subtitles | تَركَهم يَكُونونَ الأوائلَ للرَمْش. |
| Yerliler, İspanyolların yanlarında getirdikleri ilk atı gördüklerinde, bu ne meret şeydir, anlayamamışlar. | Open Subtitles | عندما رَأى الهنود الأوائلَ واحدا منهم ، توقف الإسبان عن جلب المزيد ، إنهم لَمْ يَعْرُفوا بِحقّالجحيمما هو . |
| Yerliler, İspanyolların getirdiği ilk atı gördüklerinde ne olduğunu bilmiyorlardı. | Open Subtitles | عندما رَأى الهنود الأوائلَ واحدا منهم ، توقف الإسبان عن جلب المزيد ، إنهم لَمْ يَعْرُفوا بِحقّالجحيمما هو . |
| Mati ile ben buranın ilk öğretmenleri idik. | Open Subtitles | امك وأنا كُنْتُ المعلمين الأوائلَ هنا. |
| Mati ile ben buranın ilk öğretmenleri idik. | Open Subtitles | امك وأنا كُنْتُ المعلمين الأوائلَ هنا. |