| Hepsine bir şans verilecek. Hepsi seçmelere girecek. | Open Subtitles | وكلّهم يستحقون فرصة، سيجتازون جميعهم الإنتقاء |
| Ve evet, seçmelere gelebilirsiniz. | Open Subtitles | ونعم، بوسعكم الحضور لجلسة الإنتقاء. |
| Ve evet, seçmelere gelebilirsiniz. | Open Subtitles | ونعم، بوسعكم الحضور لجلسة الإنتقاء. |
| Böylece, doğal seçilim yoluyla zaman içinde, mutasyonlar, bir proteinin işlevini zamanla düzeltilemiyecek şekilde bozabilen değişiklikler. zaman içinde dayanılmaz hale gelecektir. | TED | فخلال الإنتقاء الطبيعي، عبر الزمن، تحدث الطفرات الجينية، لكن الطفرات التي تعطل الوظائف لا يمكن لها أن تستمر. |
| Eğer kaçanlar olursa doğal seçilim onların icabına bakar. | TED | لأنه إن هرب بعضُها، فإن الإنتقاء الطبيعي سيقوم بدوره. |
| seçmeler zordur. O kadar reddedilirsin ki. | Open Subtitles | مباريات الإنتقاء صعبة ثمة الكثير من الرّفض |
| Senin seçmeler listeni gördüm. | Open Subtitles | رأيت قائمتكِ لمباراة الإنتقاء |
| Bunu doğal seleksiyon (seçilim) teorisi ile açıklayamıyordu ve bu hüsran dolayısıyla, cinsel seçilim teorisini geliştirdi. | TED | ولم يستطع شرحه في نظريته عن الإنتقاء الطبيعي. وبعيداً عن إحباطه، قام بتطوير نظريته عن الإنتقاء الجنسي. |
| Bu tür evrime, "yapay seçilim" veya "terbiye" deniyor. | Open Subtitles | و نوع التطور هذا يسمى الإنتقاء الإصطناعي. أو الاستيلاد. |
| Binlerce nesil boyunca doğal seçilim gözü yavaşça şekillendirir. | Open Subtitles | و بمرور آلاف الأجيال كان الإنتقاء الطبيعي يشكل العين ببطأ. |
| - seçmeler katılabilirsin. | Open Subtitles | -تستطيع إجتياز الإنتقاء |