| Bahar zamanı, Kazlar kuzeye doğru uçuyor olmalılar. | Open Subtitles | إنه فصل الربيع ، لذا الإوزات لابد أنها تطير متجهة نحو الشمال |
| O Kazlar saldırdığından beridir, korna sesine dayanamadığımı biliyorsun. | Open Subtitles | تعلم أنّي لا أطيق سماع بوق السيارة منذ أن هاجمتني تلك الإوزات |
| Kazlar yüzünden, dostum. Dışkılarının aşındırıcı bir etkisi var. | Open Subtitles | إنها الإوزات يا رجل، هناكَ مادة مخرشة في بُرازِها |
| Takmama izin verseydin Kazlar beni anneleri sanıp bataklığa doğru geleceklerdi. | Open Subtitles | إذا تركتني أحتفظ بها تلك الإوزات كانت لتتبعَني للأراضي الرطبة |
| Kazlar çok etkileyici. | Open Subtitles | هذا الهراء عن الإوزات كان جيداً |
| Kazlar için. | Open Subtitles | إنها من أجل الإوزات |