| Çok geç uyuyorlar. Annem uykusuzluk hastası. | Open Subtitles | انهم يأخذون وقت طويل والدتي تعاني من الارق |
| Hepsinin uykusuzluk puanları yüksek. | Open Subtitles | و الكل احرز ارقام عالية من مدونات خرائط الارق |
| uykusuzluk, sigarayı bırakmak.. | Open Subtitles | يستطيعون أن يساعدوك بكثيرمن الاشياء الارق, التدخين |
| uykusuzluk, panik atak, kafa karışıklığı ve psikoz yaşamak istemiyorsanız, bu tip şeylere bulaşmayın. | Open Subtitles | إن لم تكن تُحب الارق و الهلع والارتباك والذهان لا تعتقد الامر |
| Sende uykusuzluk depresyon ve romatizma var. | Open Subtitles | انتي تعاني من الارق... ..الاكتأب وكذلك الروماتزم. |
| uykusuzluk ve zayıf düşüren migrenle cebelleşmemi umursamıyorlar. | Open Subtitles | "ولا خجـل " " لا يعيرون اهتماما بأني أعاني من الارق والصداع النصفي " |
| uykusuzluk bu akşamın salgın hastalığı galiba. | Open Subtitles | يبدو ان الارق منتشر هذه الليلة |
| Yalnızlık ve uykusuzluk çeken 50 kişiye falan vaaz etmem için haftalık bir saatim vardı. | Open Subtitles | [موسيقى مثيرة لل] كل أسبوع كان لي ساعة ل الوعظ لجمهور لربما 50، عن الارق وحيدا ووقت متأخر من الليل. |
| uykusuzluk mu efendim? | Open Subtitles | اتعاني من الارق سيدي ؟ |
| Yaklaşık 1 ay önce, uykusuzluk çekmeye başladım. | Open Subtitles | قبل شهر .. اصابني الارق |
| uykusuzluk nasıl uyuduğunla değil, nasıl yaşadığınla ilgilidir. | Open Subtitles | الارق ليس بسب كيف تنامين |
| Ben hemen hemen her zaman ayaktayımdır. uykusuzluk hastalığı. | Open Subtitles | انا دائما مستيقظة انه الارق |