"الالتزام" - Traduction Arabe en Turc

    • bağlılık
        
    • bağlı
        
    • sadık
        
    • kalma
        
    • taahhüt
        
    • Bağlanmak
        
    • bağlanmaktan
        
    • söz
        
    • disiplin
        
    • uymak
        
    • uymaya
        
    • yükümlülüğü
        
    Karşındaki insan bir bağlılık istiyor mu diye merak etmek yok. Open Subtitles او تتسأل اذا كان الطرف الثاني يبحث عن نوع من الالتزام
    Ve bu bağlılık araçlarını işlettiğiniz zaman gerçekten de şeytanın ayrıntılarda olduğunu fark ediyorsunuz. TED وعند محاولة تنفيذ آلية الالتزام هذه ، كنت أدرك أن الصعوبة تكمن حقاً في التفاصيل.
    Bu koşulların merkezinde barışçı amaçlara katiyetle bağlı olmak yer alıyordu. TED من ضمنها الالتزام بوسائل سلمية فقط لتحقيق السلام
    Üzgünüm Randy. Bak, başka seçeneğim yok. Listeye sadık kalmalıyım. Open Subtitles آسف راندي، لا أملك خياراً عليّ الالتزام بالقائمة، تحلّ بالايمان
    Mahkemeler, sessiz kalma hakkına başvurmayı bugüne kadar hiç kanıt olarak kullanmamıştı. Open Subtitles المحكمة لن تاخذ ابدا بحق الالتزام بالصمت.. يمكن ان يستخدم كدليل للادانة
    Etiyopya ise 2027'de karbonsuz olmayı taahhüt etti. TED , في إثيوبيا، تم الالتزام بأن تكون خالية من الكربون بحلول عام 2027.
    Buna ek olarak, bir takıma bağlılık ve eğlenceli bir şeyler yapmak düzenli egzersiz yapma huyunu edinmeyi kolaylaştırır. TED بالإضافة لذلك فإن الالتزام لفريق والقيام بشيء ممتع كفيلان بتسهيل التعود على التمرن بشكل منتظم.
    Bu cesur bağlılık, iradenin bir parçası. TED وهذا الالتزام الجريء جزء من هذه الإرادة.
    Yüzüğü taktım. bağlılık yemini ettim. Open Subtitles ان تضع الخاتم في يدك انت تبدأ في الالتزام
    Yemin, bağlılık, birliktelik... Open Subtitles الصراحة و الاخلاص و التحمل و الالتزام كل هذه الصفات تتحلين بها
    Ama bağlılık ve bir şeylere inanma, konusunda söylediğin her şey... benim de inandıklarım! Open Subtitles و لكن الاشياء التى قلتيها عن الالتزام و الايمان بالاشياء هذا شعورى ايضا
    Ross, bence "Rutin"e bağlı kalmalıyız. Aptal gibi görünmek istemeyiz. Open Subtitles روس" أظن علينا الالتزام بالروتين" لا نريد أن نبذو غبيين
    Bir eğitimci olarak, okul notlarına bağlı kalacağım. Open Subtitles كوني شخص مثقف فأنا أفضل الالتزام بدرجات المدرسة في تقييمي
    Bu hafta sonu uzaklara gidiyor olacağız normal bir çift gibi birbirlerimizi tanımak için bu sırada, tabi ki kurallarımıza bağlı kalacağız. Open Subtitles سنذهب إلى عطلة في نهاية الأسبوع حتى نتمكن من معرفة بعضنا أكثر كأي ثنائي عادي بالطبع مع إبقاء الالتزام بقوانيننا
    Evinin önüne bir donat kamyonu yanaştığında diyetine sadık kalabilir misin? Open Subtitles هل يمكنك الالتزام بحميتك إذا شاحنة دونات قامت بالظهور امام منزلك؟
    Sözde anlaşmana sadık kalmak istersen kaybedersin. Open Subtitles اذا اردت الالتزام بما تدعوه صفقة فانت الخاسر
    Hastalarım var. -Yalanınıza sadık kalma çabanız karşısında şaşkına dönmüş bir hâldeyim. Open Subtitles أنا في رهبة من الثابت الخاص بك الالتزام كذبة.
    Sessiz kalma hakkına sahipsin. Söyleyeceklerin mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir. Open Subtitles يحق لك الالتزام بالصمت، كل ما تقوله قد يستعمل ضدك
    Bu, çok büyük bir taahhüt beklediğim anlamına da gelmez. Open Subtitles ذلك لا يعني أنني أتوقع ذلك الالتزام الكبير
    Bağlanmak konusunda kafayı yemek yapacağın tek şeydi ama onu bile düzgün yapamıyorsun! Open Subtitles الفزع من الالتزام هو الشيء الوحيد الذي يمكنك فعله ولم تفعله بشكل جيد
    bağlanmaktan korkuyorsun - Girdiğin her işi yarım bırakıyorsun. Open Subtitles انت امرأه خائفه من الالتزام انت تخسرين كل وظيفه تحظين بها
    Ancak başka çocuklar söz konusuysa, daha yüksek bir standart geçerlidir. Open Subtitles ولكن عندما يتعلق بأطفال الأخرين هناك مستوى أعلى عليك الالتزام به
    Cinsel perhiz yıllar süren bir adanmışlık, karakter ve disiplin ister. Open Subtitles ثق فى العزوبه تأخذ سنوات من الالتزام, وقوه الشخصيه, والانضباط
    uymak ve kan basıncı ilaçlarını ayarlamak zor. TED إنه لمن الصعب الالتزام والتكيف مع أدوية الضغط التي لديك.
    Dunyam degisti. Onun kurallarına uymaya calısıyorum. Open Subtitles "العالم بالنسبة لي تغير " "أحاول الالتزام بالقوانين "
    biz yükümlülüğü ekleyebilirsek…. …ürünü nasıl teslim edeceklerini bilirler. Şimdi, elde etmek kolay değildir. TED و يملكوا الموارد و بامكاننا اضافة الارادة و الالتزام فهم يعرفون كيفية ايصال المنتجات

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus