| Çevrede yüksek frekans yayan istasyon falan yok mu? | Open Subtitles | أتوجد أيّة أبراج للإشارات عالية التردّد هنا؟ |
| Bu bozuk frekans, Dünya'dan yayılan doğal bir şey değil. | Open Subtitles | هذا التردّد غير النظامي ليس طبيعياً لأيّ شيءٍ مُنبعث على سطح الأرض. |
| Derinin, yüksek ve düşük frekanstaki titreşimlere duyarlığını ölçüyor. | Open Subtitles | يَقِيسُ حسّاسيةَ الجلدِ إلى إهتزازِ التردّد الواطئَ والمستوى العالي. |
| Bu frekanstaki radyo dalgaları iyonosferden yansır. | Open Subtitles | -ترتدّ موجات الإرسال بهذا التردّد عن الغلاف الأيوني |
| Sen teleskopları frekansa göre yeniden konumlandır ben de NOVA'ya bakayım. | Open Subtitles | قم بإعادةِ ضبطِ المناظير على التردّد. و سأدقّق في التوهّج النجميّ. |
| Ultra-düşük frekansla birlikte sistemik aralıklarla dalgalanıyor. | Open Subtitles | فهو يَتقلّبُ بين عدة مستويات على طول التردّد المنخفض جداً |
| Otopsi için yolcularda yüksek frekanslı PET taraması yaptık. | Open Subtitles | أجرينا مسحاً ضوئيّاً عاليَ التردّد للركاب من أجل تشريح الجثث |
| Koordinat takibi tamamlandı, efendim. Ses frekansını arttırabilirsiniz. | Open Subtitles | اكتمل تعقّب الإحداثيات يا سيّدي، يمكنك زيادة التردّد الصوتي. |
| Radyoyu Walter'a bir sebepten bıraktığı kesin. Üstelik frekans da sabit. | Open Subtitles | حسناً، ترك الراديو لـ(والتر) لسببٍ ما، وتركه على ذلك التردّد لسببٍ ما. |
| Olivia'nın aktif olduğu frekans boyutsal arakesitin merkezindeki frekansla aynı olacaktır. | Open Subtitles | التردّد الذي تصدره (أوليفيا) سيكون التردّد ذاته لمركز التقاطع البعديّ... |
| Barakalarımız, güvenliğimiz için yüksek frekanslı sonar duvar... Bunu nasıl becereceğiz? | Open Subtitles | "ثكناتنا محاطة بسياج صوتيّ عالي التردّد لحمايتنا من ضواري الجزيرة الكثيرة والمختلفة" |
| Cihaz aradığınız radyo sinyalinin frekansını izole ederek çalışıyor. | Open Subtitles | التقنية تعمل من خلال عزل التردّد من إشارات الراديو التي تبحث عنها. |