"التمييز" - Traduction Arabe en Turc

    • farkı
        
    • ayırt
        
    • ayrımcılığı
        
    • ayrım
        
    • ayrımcılık
        
    • ayrımcılığa
        
    • ayrımı
        
    • fark
        
    • ayrımcılığını
        
    • ayrımcılığın
        
    • hangisi
        
    • ayrımlar
        
    • ayırmakta
        
    • ayrımcılığına
        
    • cinsiyetçiliğin
        
    Unutmayalım ki, insanlarla makinalar arasındaki belirsiz farkı insani özelliklere bağlamak aptalcadır. Open Subtitles ولنسيان هذا لطمس التمييز بين الإنسان والآله ووصفهم بصفات الإنسان هو حماقه
    Gerçi traş olmayı unuttuğu günlerde ayırt etmek zor oluyor. Open Subtitles بالرغم من أنّه يصعب التمييز بينكما حينما ينسي أن يحلق.
    Bu hareketler dini ve cinsel azınlıklara karşı ayrımcılığı sağlar. TED تغذي هذه الحركات بشكل عام التمييز ضد الأقليات الدينية والأقليات الجنسية.
    Kurban ve güçlenmiş arasındaki ayrım hayali. TED هذا التمييز بين الضحايا وأصحاب السلطة غير حقيقي.
    Şu oldukça sıcak politik konuyu ele alalım pozitif ayrımcılık. TED دعونا نأخذ قضية سياسية واحدة ساخنة نوعًا ما، التمييز الإيجابي.
    Hükümetlerin ayrımcılığa karşı yasalar kabul edip etmediğini değil, insanların ayrımcılık yaşayıp yaşamadığını ölçüyoruz. TED نحن لا نفيس ما إذا كانت الحكومات أقرت قوانين ضد التمييز أم لا، لكننا نقيس ما إذا كان الناس قد عانوا من التمييز.
    Bu tür bir sınıf ayrımı yasal ve sadece Denver'da görülen bir problem değil. TED هذا الشكل من التمييز الطبقي قانوني، وليس مشكلة في دنفر فقط.
    6 aylıkken, neredeyse herbirimiz canlı ve cansız nesneler arasındaki farkı ayırt etme yeteneğine sahip oluruz. TED وفي عمر 6 شهور، يمكن لأي منا التمييز بين الأشياء الحية وغير الحية.
    Bu da zaman ile mekan arasındaki farkı ortadan kaldırıyor. Bu da evrimin, kainatın ilk halini de belirleyebileceği anlamına geliyor. TED وهذا يزيل التمييز بين الزمن والفراغ مما يعطي لقوانين التطور القدرة على تقرير الحاله الأولية للكون.
    Ama ben ikisi arasındaki farkı ortaya koyamazsam, o nasıl görsün? Open Subtitles وإذا لم أستطيع التمييز بينهما، فكيف سيفعل هو؟
    Renk çemberinin bütün derecelerini ayırt edebiliyordum. TED وأصبحت قادراً على التمييز بين جميع درجات اللون على عجلة الألوان.
    Bu iki molekül birbirinden ayırt edilemez. TED ولكن لا يمكن التمييز بين هذين الجزيئين.
    Daima eşcinsel olduğumu söylemenin bir nedeni olmadığını söyledim kendi kendime. ama kendi memleketim olan Kansas'ta bu ayrımcılığı değiştirebilme şansımı çöpe attığımda bu sessizliğimin toplumsal sonuçları olduğu düşüncesi tamamiyle aklımı başıma getirdi. TED دومًا أخبرت نفسي بأن ليس هناك داع لمشاركة أنني مثلية، ولكن الفكرة بأن صمتى له عواقب اجتماعية عادت فعلًا هذه السنة عندما فقدت فرصة لإحداث تغيير في جو التمييز في مسقط رأسي ولاية كانساس.
    Fakat ırk ayrımcılığı artık en belirgin formunda ve Amerika bunda kesinlikle en iyisi. TED ولكن التمييز العنصري هو الشكل الأبرز، والله يعلم أن أمريكا هي الأفضل على الإطلاق فيه.
    Bazıları, bileşenlerin bir dizi elektrik alanında nasıl hareket ettiğini gözlemleyerek bireysel bileşenler arasında ayrım yapar. TED بعض التمييز بين المركبات الأحادية من خلال مراقبة كيفية تحرك المركبات خلال مجموعة من الحقول الكهربية.
    Bu mu olmalıydı bu ayrım örneklerinin gerçekte yanlış anlaşılan ve gerçekle örtüşmeyen? Open Subtitles يمكن أن يكون ذلك من حالات التمييز العنصري أو في الحقيقة سوء فهم تضخّم قليلاً
    Yarışma dışı kalırsam tüm şirkete ayrımcılık yüzünden dava açarım! Open Subtitles سوف أقوم بمقاضاة الشركة بسبب العنصرية و التمييز بين موظفيها
    Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor. TED فهي تعكس التمييز الممنهج والتحيز في المجتمع الهندي تجاه المرأة.
    Gerçekte kim olduğumu saklayıp kimseye söylememe kararım kazara aynı bu ortama ve ayrımcılığa katkıda bulunmuş olabilir. TED إن اختياري لاخفاء وعدم مشاركة حقيقة شخصيتي ربما قد ساهم بدون قصد في إنشاء هذه البيئة المتشابهة وهذا الجو من التمييز.
    Şirketim hakkında son zamanlarda The Times'dan bir muhabir kız bu ayrımı unutmuş olsa da. Open Subtitles مع أن هذه الصحفية من جريدة التايمز توقفت عن ذلك التمييز
    Teknik bir fark var bu yol herşekilde hiyerarşiyi değiştirir. Open Subtitles هذا هو التمييز الفني الا يوجد طريقه لاستبدال اساقفة الدوله
    Mahkemenin cinsiyet ayrımcılığı ya da ırk ayrımcılığını gördüğü çerçeve tek taraflıydı ve çarpıtılmıştı. TED الإطار الذي كانت تعتمد عليه المحكمة التمييز بين الجنسين أو التمييز العنصري كان متحيزًا ومشوّهًا.
    Hakları, seçme özgürlükleri, ayrımcılığın olmadığı bir özgürlük ve dünyanın en ileri bilgisine erişimleri var mı? TED هل لديهم حقوق حرية الاختيار، حرية من التمييز وإمكانية للوصول إلى عالم المعرفة المتقدمة؟
    Aşağı baktığın zaman hangisi hasta hangisi değil anlaşılmıyordu. Open Subtitles عند النظر للاسفل، لا تتمكن التمييز بين المصاب وغير المصاب
    Federal Yönetim böyle ayrımlar yapamaz. Open Subtitles الحكومة الاتحادية لا تقر هذا التمييز
    Gelişmiş patogeneze neyin sebep olduğunu ayırmakta ve arka plandan gelen sesin ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyorsun. Open Subtitles كنت تواجهين صعوبة في التمييز ما الذي يسبّب زيادة المرض والذي هو مجرد ضوضاء
    Evsizler için yiyecek ve sığınak yapmalıyız... ırk ayrımcılığına karşı çıkıp insan haklarını artırmalıyız, bu arada kadınlarada eşit haklar tanımalıyız. Open Subtitles يجب أن نوفر الغذاء والمأوى للمشردين ونقف ضد التمييز العنصري وندافع عن الحقوق المدنية وندافع أيضا عن حقوق المرأة
    Bu konseptin ismi; nesneleştirmedir, cinsiyetçiliğin bir esasıdır ve bunun hayatlarımızın her alanında desteklendiğini görüyoruz. TED هذا المفهوم الذي يسمى التجسيد المادي، هو أساس التمييز على أساس نوع الجنس، ونرى هذه الظاهرة تزداد على مستوى جميع جوانب حياتنا.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus