Talep ettiğimiz tüm garantileri vermiş olsalar bile! | Open Subtitles | حتى لو قدموا لنا كل الضمانات التي طلبناها |
Seçeneğiniz yok. Talep ettiğimiz zamanı bize vereceksiniz. | Open Subtitles | ليس لديك خيار عليك إعطائنا الأسابيع التي طلبناها |
Talep ettiğimiz görev raporlarını bize verince gidebilirsiniz, anlaşmamızın 9. maddesine göre. | Open Subtitles | يمكنك المغادرة بمجرد أن تعطينا تقارير المهمات التي طلبناها بموجب الفقرة رقم 9 من إتفاقيتنا |
Geçmişte sipariş ettiğimiz bantların sayısına dair bir histogram çizerseniz, artık biraz azaldı. | TED | وإذا رسمت رسم بياني لعدد الإسعافات التي طلبناها في الماضي فقد تلاشت الآن. |
Aylar önce sipariş ettiğimiz biletler. | Open Subtitles | إنك تعني تلك التذاكر التي طلبناها قبل بضعة أشهر |
İstediklerini yaptılar. Gerçekten istediğimiz şekilde harcadıklarını farkettik. | TED | وجدنا أنهم صرفوه بالطريقة التي طلبناها منهم |
Talep ettiğimiz tüm garantileri vermiş olsalar bile! | Open Subtitles | حتى لو قدموا لنا كل الضمانات التي طلبناها |
Ehm, biz de bir süre önce sipariş ettiğimiz margaritaları alabilir miyiz? | Open Subtitles | هل بالإمكان أن نحصل على المارقريتا التي طلبناها من مدة أيضاً؟ |
Ya da sipariş ettiğimiz sahte kimlikler gibi. | Open Subtitles | أو جميع الهويات المازحة التي طلبناها |
- Ve işte sizin için özel sipariş ettiğimiz şarabınız da geldi, Bay de la Vega. | Open Subtitles | وهذه هي الزجاجة التي طلبناها لك يا سيد (ديلافيغا) |
Phil, hayatım bir sene kadar önce sipariş ettiğimiz oluk kapaklarını hatırlıyor musun? | Open Subtitles | (فيل)، عزيزي، تتذكر أغطية المزراب التي طلبناها قبل عام تقريبًا؟ |
Bir sene kadar önce sipariş ettiğimiz oluk kapaklarını hatırlıyor musun? | Open Subtitles | التي طلبناها قبل حوالي العام؟ |
Peki ya istediğimiz tüm o pahalı şeyler ne olacak? Hala bizim olabilir mi? | Open Subtitles | ماذا عن المقتنيات الغالية التي طلبناها ، ما زلنا سنحصل عليها؟ |
Daha önce istediğimiz resimleri verebilirsin. | Open Subtitles | حَسنًا، ما يمكنكِ فعله هو إعطائي الصورة التي طلبناها منكِ سابقًا |