| Bana harçlığımı gönderdiğin her ay, ben de sana yaptığım resimleri göndereceğim. | Open Subtitles | كل شهر عندما ستعطيني الرخصة سارسل لك كل الرسمات التي قمت بانهائها |
| yaptığım tüm o korkunç, bencilce tercihlerin kafama dank etmesini bekliyorum. | Open Subtitles | واستمر بانتظار ان اصحح كل هذه الخيارات الانانية التي قمت بها |
| Ve babası olarak onun için yaptığım binlerce ufak şey geldi aklıma. | Open Subtitles | وكنت افكر في كل تلك الاشياء الصغيرة الكثيرة ..التي قمت بها كوالدها |
| Kaybedecek çok şeyin vardı ve insanlar yaptığın özveriyi unuttu. | Open Subtitles | كان لديك الكثير لتخسره، والناس تنسى التضحيات التي قمت بها. |
| Çünkü benim yapmış olduğum iyi şeyler senin yaptığın kötü şeyleri aklamıyor. | Open Subtitles | لأن الأشياء الجيدة التي قمت بها .لا تبرر الأشياء الفظيعة التي اقترفتها |
| Oradayken yaptığım şeylerden biri de B.M'ye katıldığımda 183 ülke vardı. | TED | وبالمناسبة واحدة من الامور التي قمت بها عندما كنت في الامم المتحدة حينها كان هناك 183 دولة في الامم المتحدة |
| Ben de onlara, DVD filmleri için yaptığım çeşitli açıklama bölümlerini içeren saatler dolusu ses kayıtlarımı gönderdim. | TED | لذا قمت بارسال العديد من الساعات لتسجيلات صوتي تتضمن العديد من ملفات التعليق التي قمت بها على افلام الديفي دي |
| yaptığım şeylerden biraz bahsetmek gerekirse, hikayeye başlayacagım en kolay yer şapkadır. | TED | وأحدثكم قليلا عن الأشياء التي قمت بعملها، وأسهل مكان لبدء الحكاية هو مع القبعة. |
| Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz. | TED | في الحقيقة، أحد الأمور التي قمت بها فقط لغرض التسلية هو أنه بإمكاننا الآن كتابة الأشياء بذلك الترميز. |
| Bu projenin amacı, bir: Geçmişte yaptığım şeyleri hatırlayamamaktan nefret ediyorum. | TED | والغرض من هذا المشروع، واحد: أنا أكره عدم تذكر الأشياء التي قمت بها في الماضي. |
| yaptığım birkaç şey işte, Hemen şurda bir poster var üstünde davul çalabileceğiniz. | TED | إذا هذه هي الأشياء التي قمت باختراعها, لدينا هنا ملصقة تستطيع قرع الطبول من خلالها. |
| Çok teşekkürler. Bunlar, geçen 20 yıl boyunca yaptığım tiyatro, opera ve filmlerden birkaç örnek, | TED | هذه نماذج من المسرح والأوبرا والأفلام التي قمت بها خلال ال20 سنة الماضية |
| Kendine bir bak, oturmuş, yaptığın hatalar ve onları nasıl düzelteceğinle ilgili vızıldıyorsun. | Open Subtitles | اصغي لنفسك تجلس هناك وتشتكي بخصوص الأخطاء التي قمت بها كيف تريد استرجائهم |
| Henüz açma. Henüz açma. Renk seçimlerini yazacağım. Böylece herkes yaptığın seçimleri görebilir. | TED | لا تفتحيه بعد. ولكنني سأدون ما اخترته لذا الكل سيرى الاختيارات التي قمت بها. |
| Bugün orta sahada yaptığın tutuş var ya... | Open Subtitles | : بخصوص تلك المسكة التي قمت بها في وسط الملعب اليوم |
| Baba, benim için yaptığın fedakarlığı anlıyorum. | Open Subtitles | أبي، أدرك قدر التضحية التي قمت بها من أجلي. |
| Bu arada, bir helikopterden yaptığın atış çok iyiymiş. | Open Subtitles | بالمناسبه، كان هنالك العديد من الطلقات التي قمت باطلاقها من الطائره |
| Bunu öküz gibi bakarak yaptığın için teşekkürler. | Open Subtitles | أود أن أشكرك من أجل الطريقة المفضوحة التي قمت بها. |
| aldığın riskin farkında mısın? Hepimizi içine attığın riskin? | Open Subtitles | هل تعرف المخاطرة التي قمت بها المخاطرة التي قمت بها معنا جميعاً هنا |
| Notu gönderdiğim kızı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | اذن ، اتعرف الفتاة التي قمت بأرسال رسالتي لها |