| Dedikoducu kızın, bu işin derinine inmesi için yardımınız gerekecek. | Open Subtitles | الفتاة الثرثارة تحتاج بعض المساعدة لتصل إلى قاع هذه الفوضى |
| Dedikoducu Kız'ın, Dan'in kellesine ödül koymasının sebebi ne? | Open Subtitles | هاي, ماذا يحدث في موقع الفتاه الثرثارة متحاملين على دان؟ |
| Şu geveze kadınla başına dert açtıysam diye özür dilemeye geldim. | Open Subtitles | أردت أن أعتذر إذا سببت لكِ المتاعب مع تلك العجوز الثرثارة |
| Ondan veya geveze karısından haz etmesem de emir emirdir. | Open Subtitles | ربما انا لا احبه ولا احب زوجته الثرثارة لكن هذه هي الأوامر |
| Şu çenesi düşük fahişeye de bakın hele! | Open Subtitles | فلتنظروآ الى هذه العاهرة الثرثارة |
| Bayan Boşboğaz bunu da söyledi mi? | Open Subtitles | ألم تخبرك الآنسة الثرثارة بهذا أيضا؟ |
| Pekâla, Ağız, gidelim. | Open Subtitles | حسنا أيتها الثرثارة ، هيا نذهب |
| Sana pasta yok, koca ağızlı küçük kız. | Open Subtitles | لا كعك لكِ ايتها الطفلة الثرثارة |
| Görünüşe göre Dedikoducu Kız Dan'in seni aldattığına dair kanıt arıyormuş. | Open Subtitles | من الواضح ان الفتاة الثرثارة تبحث عن دليل لتثبت ان دان يخونك |
| Niye şimdi beni Dedikoducu Kız'la rahatsız ediyorsunuz? | Open Subtitles | لقد كشفنا امر دان همفري الشيء الذي تبحث عنه الفتاة الثرثارة |
| Bu kutsal topraklara girmemin tek nedeni dedikoduyu Dedikoducu Kız'a senin yolladığını bilmemdir. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي جعلني أتعدى المكان المقدس لأني أعرف بأنك أرسلت تلك الإشاعة للفتاة الثرثارة |
| Ben Dedikoducu Kız'ı savunmuyorum, en iyi arkadaşımı savunuyorum. | Open Subtitles | أنا لا أدافع عن الفتاة الثرثارة أنا أدافع عن صديقتي |
| Yukarı Doğu Yakası'nın Dedikoducu kızı babasının parasıyla parti verecek. | Open Subtitles | الجانب المشرق من الفتاة الثرثارة يفسد كل شيء |
| Akıllı, sadık, cesur, it gibi çalışıyor ve siz Dedikoducu orospuların aksine, ne zaman susacağını biliyor. | Open Subtitles | ذكي ومخلص وشجاع ويعمل كالكلب وعلى عكسكم أيها العاهرات الثرثارة يعرف متى يخرس |
| O yaşlı geveze benden uzak durmanı mı söyledi? | Open Subtitles | هل أخبَرتك تلك الثرثارة بأن تبقى بعيداً عني؟ |
| Yüzlerce geveze, "Nedimeniz o adamla... birlikteydi" diye majestelerine laf taşıyacaktır. | Open Subtitles | مئات الألسنة الثرثارة ستنقل الشائعات لصاحبة الجلالة "شُوهِدَت مرافقتك مع ذلك الرجل" ذلك الرجل! |
| Sıkıcı herifle geveze karı mı? | Open Subtitles | تبًا ، الرجل الممل والمرآة الثرثارة ؟ |
| Şişko, geveze karı her şeyi biliyor. | Open Subtitles | وتعلمين، الثرثارة السمينة... تعرف كل شيء على العموم |
| Hey, bekle biraz geveze şey. | Open Subtitles | إنتظري أيتها الثرثارة |
| Öyleyse tek masum sensin. Sizi çenesi düşükler. | Open Subtitles | أنت الوحيدة إذاً أيتها الثرثارة. |
| "Gerzekler için gerzeklik yapan Boşboğaz" nasıl? | Open Subtitles | ما رأيك بـ(الثرثارة ، الدمية الغبية للحمقى)؟ |
| Pekala, Ağız, gidelim. | Open Subtitles | حسنا أيتها الثرثارة ، هيا نذهب |
| Lütfen. Koca ağızlı Berkeley orospusu. | Open Subtitles | من فضلك، إنها عاهرة "بيركيلي" الثرثارة |