| - Vali hanım buradan ayrılmış olmalı. - Güzel konuşma yaptı. Hep aynı şeyler. | Open Subtitles | يبدو أن الحاكمة خرجت خطاب جيد , إنه الخطاب المعتاد |
| Çünkü Vali gelince küçük bir parti vereceğim. | Open Subtitles | ذلك عندما تأتي الحاكمة ٍاعطيها قليلا من الصحبة |
| Vali cumartesi şehre geliyor. | Open Subtitles | الحاكمة ستحضر إلى البلدة يوم السبت لذلك الحدث الكبير ، صحيح ؟ |
| Olur da annemi görürsen, ona Başkan'ın onu affettiğini ama benim affetmediğimi söyleyebilirsin. | Open Subtitles | اذا حدث وان قابلة ام ابلغها ان الحاكمة قد تكون عفت عنها لكن ان لم افعل |
| Kaynaklarımız, Valinin kocası Brendan Grant'a kadar uzanan... bir suikast girişimini kesin olarak doğruluyor. | Open Subtitles | وتشير مصادرنا الى مؤامرة كبيرة ربما تورط فيها رجال ذو مناصب كبيرة مثل براندن جرانت زوج الحاكمة |
| Kendisine hizmet aşkıyla tutuşanları öldüren bir hükümdar, diğerlerini pek teşvik etmez. | Open Subtitles | الحاكمة التي تقتل الذين كرسوا حياتهم لها ليست حاكمة تُلهم الجميع بتفانِ |
| Valiyi öldürmek istiyorlar. Bana inanmıyorsanız, o adamın üzerini arayın. Üzerinde silah var. | Open Subtitles | هناك مؤامرة لقتل الحاكمة إذا كنتى لا تصدقنى فتش هذا الرجل إنه يحمل مسدس |
| Beni kraliyet ailesinden sandınız galiba, Ben Kral Shahu'nun mütevazı bir kuluyum. | Open Subtitles | انت ظننتنى من العائلة الحاكمة فى حين انى خادم متواضع للملك شاهو |
| Genel Vali Cornelia ordusuyla Narita sıradağlarını kuşattı | Open Subtitles | قامت الحاكمة كورنيليا بتنفيذ عملية حصار لمنطقة جبل ناريتا |
| O zaman bu fırsatı değerlendirin ve Vali'yi oradan uzaklaştırın. | Open Subtitles | إذا اغتنموا هذه الفرصة وحاولوا مساعدة الحاكمة على التراجع |
| Bir de, hem kendisine, hem de Vali karısına hesap vermesi gereken kızgın bir hapishane müdürü. | Open Subtitles | وآمر سجن غاضب يجب أن يستجيب لنفسه ولزوجته الحاكمة |
| Nesepsiz, Vali hazretlerinin bir Onbiri kullanmak konusunda hala tereddütleri var. | Open Subtitles | يا حقير، الحاكمة العامة ما زال عندها الشكوك حول استخدام شخص رقمي مثلك |
| Five-O'ya liderlik etmek için eski Vali Jameson tarafından özenle seçilip adayı suçtan temizlemek için görevlendirildiğinizi biliyorum. | Open Subtitles | لقد عرفت أنك اخترت من قبل الحاكمة السابقة جايمسون لقيادة شرطة فايف أو |
| Vali bana seni ortağım yapma yetkisi verdi. | Open Subtitles | الحاكمة أعطتني الصلاحية بأن أجعلك شريكي سوف نتوافق مع بعضنا بشدة |
| VALİ GRANT VE EŞİ Vali hanım ve ben sizin gibileri çok takdir... | Open Subtitles | الحاكمة وأنا معجبان جدا بالناس امثالك |
| - Sanırım. - Benim için bir zevk Vali hanım. | Open Subtitles | أعتقد ذلك تشرفت بلقائك , حضرة الحاكمة |
| Doktor çağırın! Vali vuruldu! | Open Subtitles | أحضروا طبيب تم اطلاق النار على الحاكمة |
| Pardon Başkan Hanım, ama kalan insanlarımın yarısından çoğunu dün kaybettim, bunun dört katını da buraya geldiğimizden beri kaybettim. | Open Subtitles | أنا آسف أيتها الحاكمة ولكني خسرت أكثر من نصف من قومي المتبقين بالأمس وضعهم أربع مرات منذ هبطنا هنا |
| Eskiden Başkan'dım. Tüm şehir beni tanıyor. | Open Subtitles | لقد كنت الحاكمة المدينة بأكملها تعرفني |
| Kumarbaz olsaydım, Valinin fikrini değiştireceğine bahse girerdim. | Open Subtitles | ربما للعين الغير متدربة لكن لو كنت رجل مقامر، لراهنت ضدنا أمام تغيير تفكير الحاكمة الليلة |
| Başkan Timber, Valinin erken ayrılacağını bildirmek isterim. | Open Subtitles | أيها العمدة ((تيمبر)) , نعم الحقيقة اردت ان أعلمك بأن الحاكمة سترحل مبكرا |
| Gözyaşlarım güçlü bir hükümdar gibi. | Open Subtitles | إن دموعي الآن هي خطيب لساني الحاكمة |
| Valiyi öldürmezsem, onu öldüreceklerini söylediler, ki bunu yapmak istemiyorum. | Open Subtitles | يقولون أنهم سيقتلون الحاكمة إذا لم أقتلها , وأنا لا أريد قتلها |
| Kutsal Majesteleri, gelecek ay, talipler kraliyet prensesiyle evlenmeye çalışmak için Bağdat'a gidecekler. | Open Subtitles | سمو جلالة الملك ، فى القمر القادم سوف يذهب الخطاب إلى بغداد لطلب الزواج من الأميرة الحاكمة |