| 12-volt, kablosuz, NiMH şarj edilebilir pilli, darbeli matkabı istiyorum. | Open Subtitles | سآخذ الحفار اللاسلكي القابل للشحن ذو الرأس الفلاذي والبطارية الهيدروجينية ذو الاثنا عشر فولتا |
| Senden yukarı çıkıp, o şirkete sızıp, matkabı yok etmeni istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان تكون بالاعلي تسلل الى هذه الشركة وتدمر الحفار |
| Bu kahverengi dâhiye herhangi bir şey olursa tüm bu Matkap projemiz yaşadığım her evlilik gibi, ambulanstayken hayatını kaybeder. | Open Subtitles | اذا حدث اية شئ الى هذا العقل البني العبقري مشروع الحفار سيكون مثل كل زواج حظيت به |
| Çünkü bu sunumda sıçarsam beni kovar ve Matkap projesini iptal ederler. | Open Subtitles | لانني اذا فشلت فى هذا الاجتماع يمكنهم ان يفصلوني من العمل ويلغوا مشروع الحفار |
| Siz ikiniz platformun emniyete alınmasına yardım edin! | Open Subtitles | انتم الاثنان ساعدوهم فى تأمين الحفار |
| Kardeşlerim. Delen Ayı, Küçük Geyik ve Mısır Kadın. Sanırım buradalar. | Open Subtitles | "أخواتي "الدب الحفار"و الآيل الصغير" و "المرأة الذرة أعتقد أنهم هنا |
| Şu anda o aptal matkabın umurumda olduğunu mu sanıyor? | Open Subtitles | هل يعتقد أني مهتمة حتى بشأن ذلك الحفار الغبي الآن؟ |
| sondaj aygıtı sabote edildi efendim ama gezegenin çekirdeğine ulaştık. | Open Subtitles | الحفار تم تخريبه يا سيدي ولكننا وصلنا إلى قلب الكوكب |
| Elektrikli matkabı eliinden zorla almıştık. | Open Subtitles | كان علينا أخذ الحفار الكهربائي خِلسة من بين يديكِ |
| Üstelik babanın alet çantasındaki büyük matkabı da kullanma şansın olacak. | Open Subtitles | و تتمكن من استخدام الحفار في رأس بابا |
| Sonra... normal görün, uyum sağla, matkabı yok et, cehennemi kurtar ve evine dön. | Open Subtitles | بعد ذلك ... تبدو طبيعيا ,دمر الحفار , انقذ الجحيم , وارجع منزلك |
| matkabı yakında yok edeceğimi hissediyorum... | Open Subtitles | لدي احساس انني سوف ادمر الحفار قريبا |
| O matkabı çok feci yok edeceğim! | Open Subtitles | سوف ادمر هذا الحفار بشدة |
| Matkap kutusu ve silah seçimi... bunlar bir distribütörün işareti. | Open Subtitles | حقيبة الحفار و أختيار السلاح انهم على حد سواء توقيع موزع واحد. |
| Matkap aşağıdaki metro tünelinin içinde. | Open Subtitles | الحفار في نفق تحت نفق القطار |
| O Matkap için bir yoldu. | Open Subtitles | انه طريقنا الى الحفار |
| O yaratıktan uzak durmak için platformun altından geçmeliyiz. | Open Subtitles | علينا الذهاب تحت الحفار لمنع هذا الشئ |
| Delen Ayı'nın bebeği vardı, kaybetti. Mısır Kadın da. | Open Subtitles | "الدب الحفار"كان عندها صبي و فقدته و كذلك "المرأة الذرة" |
| Şu anda o aptal matkabın umurumda olduğunu mu sanıyor? | Open Subtitles | هل يعتقد أني مهتمة حتى بشأن ذلك الحفار الغبي الآن؟ |
| Bu iyi. Sanırım ilk sondaj aletini batıracağım yer orası. | Open Subtitles | ذلك جيد اذا حزر أين سأدع الحفار يبدأ بالعمل |
| Paris Yolu'nun lağım ana borusundan Delgi ile ulaşma olur. | Open Subtitles | سنضع الحفار هنا ليتصل بمجرى نفق باريس |
| Bundan dolayı ben büyük payı alıyorum. Battaniyeyi matkaba saracağız. | Open Subtitles | لهذا أنا أحصل على أكبر حصة سوف نقوم بلف هذه حول الحفار وسوف يكون كل شيء على ما يرام |
| Bildiğiniz üzere, geçenlerde terfi olarak matkaptan uzaklaştırıldım. | Open Subtitles | كما تعلمون لقد ترقيت مؤخرا بعيدا عن الحفار |