| Güneş enerjili saatler projesinden yıllar sonra, tanıdığım genç bir kadın bir öneride bulundu; belki seks beş duyu sayesinde çok iyidir. | TED | بعد عدة سنوات من مشروع ساعات الطاقة الشمسية, قالت شابة أعرفها أنه ربما يكون الجنس أمر جيد بسبب الحواس الخمسة. |
| Bu yüzden beş duyu konusundaki bakış açısıyla hayatımda farklı tecrübeler edinmeye karar verdim. | TED | وقررت أن أقيّم عدة تجارب قمت بها في حياتي من خلال منظور الحواس الخمسة. |
| çizgi romanın görsel bir araç olduğu ama içinde bütün duyuları bulundurmaya çalıştığı idi. | TED | أن الرسوم الهزلية وسيط مرئي, لكنه يحاول تقدير جميع الحواس معا ضمنه. |
| Kazanacağın yeni güçler, keskinleşmiş Hisler ustalaşman gereken onca şey. | Open Subtitles | القوة الجديدة التي ستكون عليها الحواس هي الأكثر تقدما سوف تحتاج تتعلم كل هذه الأمور |
| Alkol hisleri oldukça etkin bir şekilde köreltir. | Open Subtitles | الكحول يعيق عمل الحواس بشـــــكل فعّال جداً. |
| Duyusal zihin karıştırıcı ile zaman, izini kaybettiğin ilk şeydir. | Open Subtitles | الوقت هو أول شيء تفقد الاحساس به مع تغييب الحواس |
| duyuların hafızayla bağlantılı bir şekilde çalışması beni hep şaşırtmıştır. | Open Subtitles | دائماً تبهرني الطريقة التي تعمل فيها الحواس وهي متصلة بالذاكرة |
| İnsanların farklı duyularını renkler olarak algıladığı nörolojik bir olay. | Open Subtitles | إنها ظاهرة عصبية حيث يختبر الناس الحواس المختلفة بصورة ألوان. |
| Ancak duyulara tam anlamıyla hakim olarak... bilgeliğe, gerçeğe... ve insanlık onuruna ulaşılabilir. | Open Subtitles | فقط من خلال السيطرة التامه على الحواس يمكنك ان تصل الى الحكمة والصدق والنبل الانساني |
| Y ekseni boyunca, 0'dan 10'a bir ölçeği var, Ve X ekseninde de tabi ki beş duyu ölçeği var. | TED | على المحور ص, هناك قياس من صفر الى عشرة, وعلى المحور س, لدينا بالطبع, الحواس الخمسة. |
| Yani beş duyu teorisii seksin neden çok iyi olduğunu açıklamamıza yardım eder. | TED | لذا فنظرية الحواس الخمسة تساعد في أن تشرح بالفعل لم يعتبر الجنس أمرا جيدا. |
| Şimdi beş duyu çalışmamızın ortasında, aniden gençliğimden güneş enerjili saatler projesini hatırladım. | TED | وفي منتصف كل ذلك العمل عن الحواس الخمسة, تذكرت فجأة مشروع الساعات التي تعمل بالطاقة الشمسية من أيام شبابي. |
| Şimdi, bu üç fikre birden baktığımız zaman, beş duyu teorisine dikkat edeceksiniz biz bu ürünlerin sadece kullanım yolunu değiştirmedik aynı zamanda görünüşünü de değiştirdik | TED | والآن, إذا نظرنا الى هذه الأشياء الثلاثة جميعها, سنلاحظ أن نظرية الحواس الخمسة لاتغير من طريقة استخدام هذه الأشياء فقط بل تغير أيضا من مظهرها وشكلها. |
| Aşçılık tüm duyuları içerir burun, gözler, ağız, Ve kulakları da... | Open Subtitles | لإن الطبخ هو كل الحواس ، صحيح ؟ الانف ، العينان ، اللسان ، الاذنان |
| Şarap iyi değildir. Zihni köreltir ve duyuları yavaşlatır. | Open Subtitles | النبيذ ليست جيدة فإنه يبلد العقل ويبطئ الحواس |
| Çeviklik, güç, Hisler. | Open Subtitles | الذكاء، القوّة، الحواس العظيمة. |
| Tek bir tadım da bütün hisleri felç eder. | Open Subtitles | بمجرّد أن تتذوقيه فيشلّ جميع الحواس |
| Ve hafıza sistemi, beynin Duyusal kısmının hemen üstünde. | TED | و نظام الذاكرة يعلو جزء الحواس في الدماغ. |
| Bu dünyada, toplumsal ayrıcalıklardan çok, duyuların methine bağlı bir... şehvet düşkünlüğünden bahsedilemez. | Open Subtitles | لا شيء يغري الحواس أكثر من امتياز الاجتماعية. |
| İnsanların duyularını daha önce tecrübe edemedikleri kadar yükseklere ulaştırmak için tasarlandı. | Open Subtitles | لقد صمم لزيادة فاعلية الحواس بمستويات أبعد بكثير مما سبق بتجربته على البشر من قبل |
| Ve o duyulara dayanarak beyni daha sonraki olayların kesin ama tam olmayan anılarını oluşturacak. | Open Subtitles | و إستناداً على هذه الحواس سيحاول عقلها بناء دقيق ولكن غير كامل للأحداث التي تلي ذلك الأمر |
| Beş duyudan en çok takdir ettiğim ve en az cepte görebildiğim biri, görme duyusudur. | TED | من بين الحواس الخمس, البصر هي التي أقدرها أكثر, وهي الوحيدة التي أستطيع على الأقل أخذها كمسلمة. |
| # Seni gözüme kestirdiğimde bütün algılarımı kaybettim. # | Open Subtitles | عندما أحدد العيون عليك أنا فقدت كل الحواس |
| Ve bu bacakların, filmin konusu dışında hizmet edecekleri tek amaç duyularımızı kışkırtmak ve hayal gücümüzü ateşlemek olabilir. | TED | والغرض الوحيد الذي تستطيع هذه الأرجل أن تقوم به خارج نطاق الفيلم هي أستفزاز الحواس وإشعال الخيال |
| Bu ilgisini, bütün duyularımızın son derece bağlı olduğunu öğrendiği tıp fakültesine taşıdı. | TED | ولازمه هذا الاهتمام في كلية الطب، حيث تعلم بشأن ارتباط جميع الحواس لدينا بشكل عميق. |
| Bir vampir olmak, tüm keskin duyular, hız, güç ve ölümsüzlük elde etmektir. | Open Subtitles | ،حين تصبح مصاص دم تقوى لديك جميع الحواس ،لتحوز على السرعة القوة، والخلود |