| Kızarmış peynir istemeliydim. Burada ne işim var ki benim. | Open Subtitles | كان يجب أن اطلب جبنًا مشويًا ما الذي أفعله هنا؟ |
| Elbisede ne işim var? Baloda ne işim var? | Open Subtitles | ما الذي أفعله في فستان وما الذي أفعله في حفل للتخرج |
| Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada? | TED | و أنا متحدثة، و لكن هذا جمهور مذهل، و ما الذي أفعله هنا؟ |
| Bazen, burada ne yapıyorum diye soruyorum kendime. | Open Subtitles | أنا أعني.إنني أظل أسأل نفسي نفس السؤال عن ما الذي أفعله هنا |
| Kimse Ne yaptığımı bilmiyor. Esrar perdesi yaratmak için iyi. | Open Subtitles | لا أحد يعلم ما الذي أفعله وذلك جيد بالنسبة إليّ |
| ne yapıyorum ben? İletişiminizin çalıştığını tespit etmiştik. | Open Subtitles | ما الذي أفعله , لقد قررنا أن التفحص هو عملك |
| Son zamanlarda zevk için yaptığım tek şey kendime Coca Cola almak. | Open Subtitles | تعرف, الشيء الوحيد الذي.. أفعله للمتعة هذه الأيام أن اشرب الكوكا كولا |
| ne işim var lan benim burada? | Open Subtitles | ما الذي أفعله أنا هنا في الخارج بحق الجحيم؟ |
| - Tamam, yeter. Madem bana vermeyeceksin burada ne işim var? | Open Subtitles | حسناً كفى ، إذا لم تكن ستعطيني إياها إذن ما الذي أفعله هنا ؟ |
| Benim burada ne işim var? | Open Subtitles | لذا ما الذي أفعله بالأعلى هنا بحق الجحيم؟ |
| Bazen burada ne işim olduğunu merak ediyorum. | Open Subtitles | أتساءل ما الذي أفعله هنا في هذه الحياة، في بعض الأحيان؟ |
| - Ben de burada ne işim olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | أجل، حسنا، أنا لا أعرف ما الذي أفعله هنا أيضا. |
| Onlar bir kardeşimi öldürüyorlar, ve ben ne yapıyorum? | Open Subtitles | لقد قاموا بقتل أحد أخوتي و ما الذي أفعله بدوري ؟ |
| Ama seninle bu konuda savaşarak ne yapıyorum ki? | Open Subtitles | لكن ما الذي أفعله بحق الجحيم؟ اتشاجر معكِ بشأن هذا. |
| Sürekli düşünüyordum, burada ne yapıyorum diye? | Open Subtitles | لقد أستمريتٌ في التفكير، ما الذي أفعله هنا؟ |
| Sırf bir dövüşü kazandım diye, Ne yaptığımı biliyormuşum gibi bakıyorlar. | Open Subtitles | ينظرون إلي وكأني أعلم ما الذي أفعله لأني فقط أريد القتال |
| Şunu söyleyebilirim ki, bazı insanlar Ne yaptığımı anlamayabilirler. | Open Subtitles | أنا يجب أن أقول أن بعض الناس بحسب الظاهر، ربما لا يفهم ما الذي أفعله |
| Siz iki ezikle ne yapıyorum ben? | Open Subtitles | ما الذي أفعله معكما أيها الفاشلين؟ |
| ne yapıyorum ben böyle? | Open Subtitles | â™ھ And feel it now â™ھ ما الذي أفعله هنا؟ |
| Belki babam tam olarak benim yaptığım işin ne olduğunu anlayamayabilir. | TED | لذلك قد لا يفهم والدي ما هذا الذي أفعله لكسب لقمة العيش |
| Bu yüzden bu ikili bilgiye bakmaya başladım, bunun gibi bir şey ile karşılaştığım zaman ne yaparım diye kendime sormaya başladım? | TED | لدى بدأت بالنظر إلى المعلومات الثنائية، وسألت نفسي، ما الذي أفعله عندما أواجه شيئا كهذا؟ |
| Bunu sana kanıtlamak için ne yapmam lazım? | Open Subtitles | و الأن، ما الذي أفعله لأثبت ذلك لكِ؟ |
| Burada gerçekten ne arıyorum ben? | Open Subtitles | ما الذي أفعله هنا حقاً ؟ |
| Hadi. Ben ofisteyim ve burası korkunç. ne yapacağımı söyle bana. | Open Subtitles | هيّا أنا في المكتب والمكان مخيف هنا أخبرني ما الذي أفعله |
| Bundan sonra ne yapacağım konusunda hiç bir fikrim yoktu. | TED | و ليس لدي أدني فكرة ، ما الشئ الذي أفعله. |