Joe üzerinde çalıştığı cihazla alakalı büyük endişeler içerisindeydi. | TED | وقد كان قلقا جدًا حول الجهاز الذي كان يعمل عليه. |
Bu, notları içinde süreklilik hipotezini çalıştığı yer. | Open Subtitles | هذا سجل العمل الذي كان يعمل فيه على فرضية الاستمرارية. |
Ama şimdilik bilmen gereken bu bina onun bir zamanlar çalıştığı yerdi. | Open Subtitles | لكن حالياً، كلّ ما يجب أن تعرفيه أننا في المبني الذي كان يعمل به. |
Evim, banka, piyasa, benim için çalışması gereken koduğumun avukatı arasında bir yerlerde benim olmaktan çıkmış. | Open Subtitles | وبين الرهن والسوق والمحامي اللعين ... ... الذي كان يعمل لصالحي ... لم يعد ملكي |
Evim, banka, piyasa, benim için çalışması gereken koduğumun avukatı arasında bir yerlerde benim olmaktan çıkmış. | Open Subtitles | وبين الرهن والسوق والمحامي اللعين ... ... الذي كان يعمل لصالحي ... لم يعد ملكي |
Onun ailesinin çalıştığı mülkte büyümüş. | Open Subtitles | إنها من أخبرتك بشأنها. لقد نضجت في القصر الذي كان يعمل فيه والداه |
Babamın öldürülmeden hemen önce üzerinde çalıştığı bir davanın delillerinden biriydi. | Open Subtitles | أنّه جزء من الدليل الذي كان يعمل عليّه والدي قبل أن يموت |
Peki, bu üstünde çalıştığı kadının ismini biliyor musun? | Open Subtitles | إذن، هذا الهدف الذي كان يعمل عليها، هل لها اسم؟ |
Eskiden çalıştığı yer hakkında sorular soracaklarını söylediler. | Open Subtitles | ثانيةً بحجة أنهم يريدون سؤاله عن المكان الذي كان يعمل به |
Ve O'nun üzerinde çalıştığı parça, diğer web sayfalarında olan bitenin özetini çıkaran aletti. | Open Subtitles | الجزء الذي كان يعمل عليه، أي تقنية آرإسإس وسيلة يمكن استخدامها للحصول على ملخصات ما كان يُنشَر على صفحات وِب أخرى |
Birlikte çalıştığı kurgucudan aldık. | Open Subtitles | لقد علمنا بذلك من محرر الفيلم الذي كان يعمل معه |
Ama kuzenlerimden biri, aslında çalıştığı kereste deposunda bir kamyon kazası geçirdiğini söylemişti. | Open Subtitles | إلا أن أحد أبناء عمومتي أخبرني بأنه حادث شاحنة في مخزن الأخشاب الذي كان يعمل به. |
Bana üzerinde çalıştığı özel bir senaryo metnini gönderdi. | Open Subtitles | لقد أرسل لي النصّ المُستقبلي الذي كان يعمل عليه |
Ya içine üzerinde çalıştığı materyalden koyduysa? | Open Subtitles | ماذا اذا وضع من الشيء الذي كان يعمل عليه ؟ |
Burada çalıştığı süre boyunca merhum Dr. Rollins'in kimliğini kullanmış. | Open Subtitles | كان ينتحل شخصية الدكتور رولينز الميت طيلة الوقت الذي كان يعمل فيه هنا. |
Beraber çalıştığı inşaat işçilerine de sordum. Sevgilisi olmadığını söylediler. | Open Subtitles | حتى عندما سألتُ الأشخاص في موقع البناء الذي كان يعمل به هم قالوا بأنه لم يكن لديه امرأة |