| Bana tüküreceğini nerden bilirdim. Biz sadece Tanrı'nın işlerini yapıyorduk. | Open Subtitles | ما كان يجب أن تبصق عليّ إننا ننفذ مشيئة الرب فقط |
| sadece Tanrı'nın mı ruhu görebildiğini sanıyorsun? | Open Subtitles | أنت تعتقد أن الرب فقط هو من يرى الروح |
| sadece Tanrı sevgisi acınızı dindirebilir. | Open Subtitles | حب الرب فقط هو ما يسـتطيع القيـام بذلك. |
| Ne olduğunu ancak Tanrı bilir, ama ateşli birşeyler gökten yağıyor. | Open Subtitles | الرب فقط يعلم ما يحدث ولكن هناك شيء غريب يحدث هنا |
| Bunu ancak Tanrı yapabilir. | Open Subtitles | الرب فقط من بمقدوره فعل ذلك. |
| Tam vaktini yalnızca Tanrı bilir fakat yakındır. | Open Subtitles | الرب فقط من يعرف الميعاد، ولكن سيكون بالقريب العاجل. |
| Evet, ruhunu görmek, ama bunu yalnızca Tanrı yapabilir. | Open Subtitles | - نعم ، رؤية روحك ، لكن الرب فقط من يمكنه ذلك - |
| Eğer Tanrı sadece kusursuz insanları seçseydi, hiçbirimiz başaramazdık çünkü hiçbirimiz kusursuz değiliz. | Open Subtitles | أذا ساعد الرب فقط الناس الكاملين والمتدينين لا يمكن أن يحدث أي تغير في الحياة لأننا لسنا جميعاً في أحسن الأحوال |
| sadece Tanrı bilir abi, biz nereden bilelim? | Open Subtitles | الرب فقط من يعلم، وكيف لنا أن نعلم؟ |
| sadece Tanrı bizi yargılayabilir Willoby Kardeş. | Open Subtitles | الرب فقط هو من يحكم, أخى "ويلوبى". |
| Bunu sadece Tanrı yapabilir. | Open Subtitles | الرب فقط من يمكنه ذلك |
| Onun babası sadece Tanrı ile konuşur ya da La Bella Farnese ile. | Open Subtitles | أبوها يتحدث مع الرب فقط أو مع السيد (فارنيسي) |
| Sana sadece Tanrı yardım edebilir, kardeşim. | Open Subtitles | الرب فقط من سيستطيع مساعدتك |
| Belki de Tanrı sadece iyi bir fikirdir. | Open Subtitles | ربما الرب فقط فكرة لطيفة |