| Tietjens denen adamı görmem gerek. Bir şiir hakkında acil bir mesele var. | Open Subtitles | أنا يجب أن أرى ذلك الزميل , تيجنز أنها مسألة مستعجلة حول سوناتة |
| Çok başarılı değil ama acaba bu adamı teşhis edebilir misiniz? | Open Subtitles | و أخشى أنها ليست بالضبط العمل العظيم ولكن أتساءل عما إذا كان يمكنك تحديد هوية هذا الزميل |
| ortak, eski moda ayak işi yapmaya hazır mısın? | Open Subtitles | أيها الزميل هل أنت مستعد للقيام ببعض الاعمال على الطريقة التقليدية |
| Yani içeri girerken ortadaki arkadaş 17 yaşından fazla görünmüyordu. | Open Subtitles | أقصد، عندما دخلوا، الزميل بالمنتصف لم يبدو وكأن عمره 17 عاماً |
| Yerine gönderdiği arkadaşı gerekli belgeleri uygulamakta yeterlidir. | Open Subtitles | الزميل الذي أرسل مكانه قادر على تنفيذ الوئائق الضرورية |
| İyi geceler, tüm toplantımızı beraber yaptığımız cinsiyet değiştirmiş meslektaşım. | Open Subtitles | عمت مساء أيها الزميل المتحول جنسيا الذي خضنا اجتماع كامل بشأنك |
| Zavallı herif de, yakalanınca muhtemelen böyle söylemiştir. | Open Subtitles | من المحتمل أن الزميل تكلم عندما رَأى ما حَدثَ. |
| Yoldaş anlamadı. Yeniden başla. | Open Subtitles | الزميل هنا لم يفهم أبدأ من جديد |
| İşte bu nedenle bünyemizdeki en yüksek paye olan Onursal Meslektaşımız unvanı ilk kez bir sivile veriliyor. | Open Subtitles | ولذا، للمرة الأولى يعطي مدني أعلى أوسمتنا وهو "الزميل المشرف" |
| Atlı taburların sorumluluğuna, Hotchkiss denen adamı getirmen gerekirdi. | Open Subtitles | أنت يجب أن تضع ذلك الزميل , هوتشكيس مسؤولا عن خطوط الأحصنة |
| Bak, güvenlikçi, önce bu Collette denen adamı soyuyor... ve sonra işine gidiyor. | Open Subtitles | انظرو ,حارس الأمن , سرق الزميل كولييت أولا و بعد ذلك ذهب إلى عمله لمناوبته |
| Aradığınız adamı biraz önce gördüm. | Open Subtitles | للتو رأيت الزميل الذي تبحث عنه |
| Bu adamı tanırım. Usta bir kumarbazdır. | Open Subtitles | أعرف هذا الزميل انه لاعب ورق جيد |
| adamı tanıyordum. Gördüğüm en zeki hırsız. | Open Subtitles | أعرف هذا الزميل أذكى لص قابلته في حياتي |
| Ne olduğunu öğrenmek için can atmadığıma eminim ortak. | Open Subtitles | أنا متأكد من اني لست متشوقا لمعرفة ما هية ذلك الشي ايها الزميل |
| Selam, ortak. Adım Denise Lemon. | Open Subtitles | اهلا ايها الزميل اسمي دينيس ليمون |
| Nasılsın ortak? | Open Subtitles | كيف الأحوال,أيها الزميل |
| Şu mahkum arkadaş seninle aynı soyadı paylaşıyor olabilir mi? | Open Subtitles | ذلك الزميل لم يشارك إسماً أخيراً معك ؟ |
| (Gülüşmeler) Daha önce hiç balık avlamadığım için, bu arkadaş bana oltamı nasıl atacağımı ve hangi yemi kullanacağımı öğretmek zorunda kaldı. | TED | (ضحك) ولأنني لم أكن قد اصطدت من قبل، فقد توجب على هذا الزميل تعليمي كيفية إلقاء الخيط ووضع الطعم. |
| arkadaşı da eve gelince ölümü kaçınılmaz oldu. | Open Subtitles | وربّما دخل الزميل في السكن، وكان لابدّ أنّ يتخلص منه |
| Şerefli general ve kıymetli meslektaşım. | Open Subtitles | أيه الجنرال المكرم و - إذا جاز لي القول - أيها الزميل |
| Bu kafasında kurşun deliği olan herif, Carls... ve bu herifte Popovitch. | Open Subtitles | وهذا الزميل مع فتحة الرصاصة (فى جبهته, هو (كارلوس (وهذا هو (بوبفيتش |
| Yoldaş doktor Corabovo'nun bir bölgesi olan Muryevo'ya gönderildiğinizden beri iki yıl geçti... | Open Subtitles | ، أيّها الطبيب الزميل تقريباً مرّ سنتين منذ أن عَيَّنت "في "موريف "بمنظقة "كورابوفو |
| işte bu nedenle bünyemizdeki en yüksek paye olan Onursal Meslektaşımız unvanı ilk kez bir sivile veriliyor. | Open Subtitles | ولذا، للمرة الأولى يعطي مدني أعلى أوسمتنا وهو "الزميل المشرف" |