| Büyük ihtimalle o küçük çocuğu öldüren de o değil. | Open Subtitles | ومن المحتمل لَيسَت بالقرشَ الذي قَتلَ الولدَ الصَغيرَ. |
| Kalırsanız ölümcül ışıklarımın içinde küçük akıllarınızı kaybedeceksiniz. | Open Subtitles | إذا تَبْقى سَتَفْقدُ عقلَكَ الصَغيرَ في ضوء الموت بتاعي |
| küçük köpeğini yürüyüşe çıkarmıştı. | Open Subtitles | كَانتْ بالخارج مصطحبة كلبها الصَغيرَ للنزهة |
| Tanrım, sana daha kaç defa, senin tatlı küçük tavşanın olmadığımı söyleyeceğim? | Open Subtitles | الله، أنا لا أَستطيعُ إخْبارك كيف كثيرُ حتى لَستُ أرنبَكَ الصَغيرَ. |
| Şu tanımadığımız küçük adamı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | تذكّرْ الرجلَ الصَغيرَ مِنْ قبل الذي لَمْ نَعْرفْه |
| Toprak setin oradaki küçük limanı biliyor musun? | Open Subtitles | أتَعْرفيـنَ الـمـرفأ الصَغيرَ. ؟ ، أسفلَ الجـسر |
| küçük kutumuzdan çıktı hanımefendi. | Open Subtitles | لقد تَركَ صندوقَنا الصَغيرَ سيدتي |
| küçük avcunu aç bakalım. İşte oldu. | Open Subtitles | هنا، مْدُّ كفَّكَ الصَغيرَ هناك. |
| küçük kardeşimi öldürdün ve şimdi bunu ödeyeceksin. | Open Subtitles | قَتلتَ أَخَّي الصَغيرَ... والآن أنت سَتَدْفعُ. |
| Her ne lanet ise küçük dramasını bitiriyor. | Open Subtitles | اذا عندما تَنتهي فيلمها الوثائقي الصَغيرَ... أو أى هراء كان |
| küçük şey dediğin, hamile bir kadını kalkan olarak kullanman. | Open Subtitles | إنّ الشيءَ الصَغيرَ موضع السّؤال يَستعملُ a pregnantwoman كa درع إنساني. |
| Şu küçük dostunuzu da oraya getirin. | Open Subtitles | إجلبْ رفيقَكَ الصَغيرَ هناك أيضاً. |
| Hükümdarlığın ağırlığı küçük kardeşimi beklentilerimin de ötesinde bilge kıldı. | Open Subtitles | التاج جَعلَ أَخَّي الصَغيرَ حكيم جدا. |
| Bu harika, çünkü küçük sol baş parmağı, sol mememin üstünde, çantamı da sağ tarafta taşıyorum, sorun yok demektir. | Open Subtitles | هذا عظيم لأن إبهامَه اليسارَ الصَغيرَ اليسرى "lactating" على بقعةِ وأنا أَحْملُ محفظتَي على جانبي الأيمنِ، لذلك أنا مستعدة للذهاب |
| küçük seramik bıçağınızı alacağız, bize ayakkabılarınızı verin, ve sizden DNA örneği de alacağız. | Open Subtitles | نحن سَنَأْخذُ خزفَكَ الصَغيرَ السكين، يَعطينا أحذيتَكَ، ونحن سَنَأْخذُ a عيّنة dnaكِ. |
| küçük adamı bulun. | Open Subtitles | جِدْ الرجلَ الصَغيرَ. |
| küçük testini geçtik. | Open Subtitles | عَبرنَا إختبارَكَ الصَغيرَ. |
| - Fez! - Sen seksi küçük çeneni kapat. | Open Subtitles | - أغلقتَ فَمَّكَ الصَغيرَ الحارَ. |
| Kiminle ve nasıl bir seks hayatın olduğu hiç umurumda değil ama varlığını inkar ettiğin hislerin hakkında dehşete kapılmışsan baskı dolu, sıradan hayatının sonuna kadar, o küçük kıçının peşinden gelecekler. | Open Subtitles | لكن إذا أنت تُروّعُ لذا بمشاعرِكَ الخاصةِ التي تُنكرُ وجودَهم، هم سَيُديرونَ حمارَكَ الصَغيرَ الضيّقَ لبقيّة حياةِ middlebrowكِ المُضطهدة. |