| İlk iki kurban hakkında bulduklarımız iyi öğrenciler oldukları ve beladan uzak durdukları. | Open Subtitles | لقد احضرنا كل شيء عن الضحيتين الاوليين ومبدئيا هاتان الفتاتان كانتا طالبتين جيدتين |
| Cinayetlerden önce iki kurban arasında bir ilişki var mıydı, Bay Serrecold? | Open Subtitles | هل هناك أي أتصال معروف بين الضحيتين قبل حدوث الجرائم ,سيد سيركولد؟ |
| Evet ama hangi kurbanın, neden bir eşleşme bulmak için Ozona'daki yerel... | Open Subtitles | ولكن اي من الضحيتين, لما لا تنسقي مع مكتب الطبيب الشرعي لأوزونا |
| İki erkek kurbanın saçları da siyaha boyanmış, kadın olan da esmer. | Open Subtitles | كلا الضحيتين الذكور تم صبغ شعره بالأسود و الإمرأة ذات شعر داكن |
| Kurbanlar, Pygopagus ya da bazılarına göre Illeopagus'muş. | Open Subtitles | الضحيتين متحدتين بالعجز, أو كما يقول البعض متحدتين بالحوض |
| Bu kurbanların ikisi de en azından beş yıl önce ölmüş. | Open Subtitles | كلتا هاتين الضحيتين قُتلتا منذ حوالي خمسة سنوات على الأقل |
| Yine de bu cinayetlerdeki şiddet, iki kurbanı da tanıdığını gösteriyor. | Open Subtitles | لكن العنف في عمليتي القتل هاتين يشير إلى معرفته كلتا الضحيتين |
| İki kurban da bileklerinden bağlıydı. İkisinde de boğuşma izi yoktu. | Open Subtitles | معصم كلا الضحيتين كانا مقيدين مع ذلك يبدو كأنهم لم يقاوموا. |
| Eğer fark etmediyseniz,... iki kurban da bizim çalışma grubunuzdandı. | Open Subtitles | في حاله أن كنت لاحظت الضحيتين من مجموعتنا الدراسيه |
| Bir kurban 23 yaşında, diğeri 54. | Open Subtitles | حسناً, أحدي الضحيتين كانت تبلغ من العمر 23 عام, والأخرى 54 عام |
| Ama iki kurban arasında bir ilişki kurabiliriz. | Open Subtitles | لكن لا يمكننا الربط مباشرة بين هاتين الضحيتين |
| İki kurbanın organları da nakil için alınmış olabilir mi? | Open Subtitles | هل من الممكن أن أعضاء الضحيتين نزعوا من اجل الزراعة؟ |
| Pelvis ve kalça ölçümlerine dayanarak iki kurbanın da bayan olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | يمكنني أن أعرف من قياسات الورك و الحوض أن كلتا الضحيتين أنثى |
| İki kurbanın da kafatasında göz çukurundan ölümcül delik açılmış. | Open Subtitles | كلا الضحيتين أصيبا بجروح قاتلة بالجمجمة عن طريق محجر العين |
| Yine de Kurbanlar eve gelmeden çok önce eve girebiliyor. | Open Subtitles | لا آثار اقتحام مطلقاً، لكنه دخل منزلي الضحيتين قبل عودتهما من العمل بوقت طويل |
| Kurbanlar arasında hiç beklemedi ve kızı da tanık olarak bıraktı. | Open Subtitles | إذاً, لم ينتظر دقيقة بين الضحيتين وترك الابنة كشاهدة |
| Öyle. Ama kurbanların ortak noktalarının farkına vardım. | Open Subtitles | أجل، لكنني للتو أدركت ماهو الشئ المشترك بين الضحيتين |
| Olivia, beni dinle... Ölmelerinden hemen önce kurbanların ikisi de aynı iletiyi indirmişler... | Open Subtitles | قبل أن يموتا، حمّل كلتا الضحيتين نفس الإرسال، ويحدث ذلك الآن مجدداً. |
| Yeni duydum. Şüpheli dün gece iki kurbanı da vurmuş mu? | Open Subtitles | لقد سمعت للتو ان المجرم أطلق النار على الضحيتين ليلة أمس؟ |
| 30'lu yaşlardaki diğer iki kurbanla konuştum. | Open Subtitles | تحدثت مع الضحيتين الاخريتين اللتان في الثلاثينيات |
| Bu kurbanları tanımıyorum ama onlar beni arıyor ve ne yapıcam bilmiyorum | Open Subtitles | أليس هذا غريباً؟ أعني، لماذا تتصل بك إذاً؟ إنه أمر غريب حقاً فلم أقابل أي من هاتين الضحيتين |
| İki kurbana da arkadan tecavüz edilmiş, ikisi de arkadan boğulmuş. | Open Subtitles | كلتا الضحيتين تم إغتصابهم و خنقهم من الخلف000 |
| Sanırım iki kurbanında kurşun yarasıyla öldüğü konusunda hem fikiriz. | Open Subtitles | أعتقد أنه يمكننا الإفتراض أن كلا الضحيتين قد ماتا بسبب الجراح المسببة من الطلقات. |
| Kurbanlarda bulunan sperm, DNA'sı ile eşleşti. | Open Subtitles | الحمض النووي يطابق المني الذي وجد في كلا من الضحيتين |