| İkisi de aynı dişi çektirmiş. | Open Subtitles | وقد اصابهما مرض الأسنان فى نفس الضرس وقد تم خلع هذا الضرس من كليهما |
| Siz önce beni... uyuşturun sonra da dişi çekin ve yine dost kalalım. | Open Subtitles | فقد قم بتخديرى واخلع الضرس وسنظل اصدقاء قهمت ؟ |
| Umarım bu dişi çok sevmiyorsundur teğmen | Open Subtitles | حساس اتمنى انك لست عاشقا بهذا الضرس ياملازم |
| Hayır, dikkate almadığımız şey kayıp olan dişin Diş olmaması. | Open Subtitles | كلا، لم نحسب حساب لحقيقة أن الضرس المفقود ليس بضرس. |
| Albinoya görünüşlü koca dişli orospu çocuğunun işini bitirmek istiyorum. | Open Subtitles | لا أرييد ملاحقته أريد دفن الوجه الألباني ذو الضرس الكبيرة اللعين |
| 10 yaşındaydım, ön dişim sallanıyordu ama bir türlü çıkmıyordu. | Open Subtitles | 10سنوات, الضرس الأمامي متخلخل لكن لا يخلع |
| Bulduğumuz dişten elde ettiğimiz DNA'ya göre şanslı timsahın numarası 0116. | Open Subtitles | الجينات تخبرنا من الضرس الذي أحضرناه بأن التمساح المحظوظ رقم 0116 |
| Diğerinden de tuzlanmış domuz eti sosis hançer azıdişi çıktı. | Open Subtitles | الرجل الصغير كان لديه لحم الخنزير المالح ... السجق ... الخنجر... ... الضرس... |
| Azı dişi ile benim aramda bir kavga vardı | Open Subtitles | كانت هناك معركة بيني وبين هذا الضرس لم يريد ان يخرج |
| İkinci azı dişi aslında, sol altta kalan. | Open Subtitles | الضرس الثاني في الواقع من الجهة اليسرى في الاسفل |
| Pekala bakın bu adadan hemen ayrılmalı ve o dişi kolundan çıkartmalıyız anladınız mı? | Open Subtitles | علينا الخروج من هذه الجزيرة ونخرج ذلك الضرس من ذراعك |
| Bir daha düşündüm de Bay Turet. Galiba dişi çekmemiz gerekecek. | Open Subtitles | سيد ترودى اعتقد اننا سنخلع الضرس |
| İyi haberlerim var, Mösyö BouIez dişi çekmemiz gerekmeyecek | Open Subtitles | خبر جيد مستر بولز لسنا بحاجة لخلع الضرس |
| Tourette, sanırım dişi çekmem gerekiyor. | Open Subtitles | سيد ترودى اعتقد اننا سنخلع الضرس |
| Siniri öldürüp dişi çekeceğiz. - Nasıl? | Open Subtitles | علينا أن نقتل العصب و نخلع الضرس |
| dişin üzerinde bulabileceğimiz azıcık tükürük DNA'sı da kurbanın kanındaki DNA'ya karışmış olabilir. | Open Subtitles | إذاً الكمية الصغيرة من الحمض النووي للعاب من الضرس سوف تغطى بالحمض النووي من دماء الضحية |
| Bakıyorum azı dişin halen hassas, Poirot. | Open Subtitles | أرى أن حشوة الضرس التي عملت "عليها لا زالت حساسة يا "بوارو |
| Ama kırık, dişin arkasındaydı. | Open Subtitles | حتى أدركت بأن النزع في خلفية الضرس |
| Bu işlere halkı karıştırmak, Diş çekmek gibidir. | Open Subtitles | لكن حاولوا اي شخص يضمن في مشاركة الشئون الاجتماعيه وحلها كحل خلع الضرس |
| Biliyor musun, bu prosedürden biraz korkuyor olabileceğini biliyorum, ama duyduğuma göre doku transferi Diş çektirmek gibi bir şeymiş. | Open Subtitles | أعرف أنك ربما تخشى قليلاَ هذا الإجراء لكنني سمعت أن الزراعة مثل خلع الضرس تقريباَ |
| - Sarı dişli, kalın, tek kaşlı semt rahibi. | Open Subtitles | الرجل المحلي صاحب الضرس الذهبي والحاجب الكثيف |
| Evet, sadece şu arkada hassas bir dişim var. | Open Subtitles | ... أجل ، عندي هـذا الضرس الحسـاس بالخلف |
| Laboratuvar, dişten DNA testini alma işlemini hızlandırdı. | Open Subtitles | المعمل يسرع إخراج الحمض النووي من الضرس |
| Sanırım sol ön taraftaki azıdişi iltihaplanmış. | Open Subtitles | أظن أن الضرس الأمامي الأيسر ملتهب |