| Ama ben şef mutfakta yaptım, mutfakta yaptım, o kişinin tüm utanç için bu bandaj takacak kadar. | Open Subtitles | كان ذلك سيكون شئ آخر ، لكننى جُرحت فى المطبخ الشيف جُرحت فى المطبخ لذا هذه المرأة سترتدى الضمادة لتشعر بمدى خزيها |
| Sadece plastiği kaldırıp eski Bandajı çıkart. | Open Subtitles | انزع اللاصقة البلاستيكية وانزع الضمادة القديمة |
| Günde iki kez sargıyı değiştirmeniz gerekiyor, ve temiz tutmanız. | Open Subtitles | حسن، عليكَ تغيير الضمادة مرّتين في اليوم وابقِ الجرح نظيفًا |
| Yara bandını ben getiririm, çünkü sen hiçbir şeyi doğu yapamıyorsun. | Open Subtitles | اوه ، لا ، انا سوف اجلب الضمادة لانك تبدوا لا تستطيع القيام بشيء |
| Tabii bu sefer çöpe attığımız 2 sentlik yara bandı değil, bir insan. | Open Subtitles | الفارق بينه و بين الضمادة أننا نتحدث عن إنسان |
| Wong Kar Mun Gözünden bandajları çıkardığım zaman ilk seferinde canın biraz yanabilir | Open Subtitles | ونج كار مون سوف ازيل الضمادة من علي عينيكي من الممكن ان تالمك في البداية |
| "Elimi bandajla, arabanın kapısına şıkıştığını söyle, bu imzayı açıklar." | Open Subtitles | الضمادة على يدي لأنني أغلقت باب السيارة عليها ، وهذا سيفسر سبب عدم تطابق التوقيع |
| Uzun çekim günlerinde, burun kemiğindeki bandaj güneş gözlüğünün burun pedleri cildine batmış olmalı. | Open Subtitles | لساعات التصوير الطويلة، تلك الضمادة على قصبة أنفه... تلك الضمّادات من شأنها أن تُبعد نظاراته من التخلل إلى داخل جلده. |
| bandaj çıkarman için diplomaya gerek yok. | Open Subtitles | لا احتاج إلى شهادة لنزع الضمادة |
| bandaj işe yaramıyor. | Open Subtitles | الضمادة لا تنفع. |
| Yeni Bandajı koyup üzerini plastikle kapat. | Open Subtitles | ضع الضمادة الجديدة وضع عليها لاصقة جديدة |
| Eğer Bandajı çıkartırsam parmağına kalıcı bir zarar gelebilir. | Open Subtitles | إذا قمت بالتخلص من تلك الضمادة نحن نخاطر بضرر دائم لأصبعكَ |
| Eminim Bandajı çıkardığınız zaman daha iyi olacaktır! | Open Subtitles | أنا متأكدة أن الضعف سيزول عندما تزيل الضمادة |
| Teşekkür ederim, Raymond. sargıyı tekrar başına takabilirsin. | Open Subtitles | شكراً لك يا ريموند يمكنك وضع الضمادة من جديد |
| Acıtmıyor bile, şu sargıyı sarana dek sakin dur. | Open Subtitles | إنه لا يؤلم انتظر قليلاً حتى أضع الضمادة |
| Bence yara bandını çeker gibi hızlı bir şekilde hallet. | Open Subtitles | فيستحسن أن تنهي الأمر بأسرع ما يمكن كانتزاع الضمادة |
| Yara bandını sıyırmalı ve altında ne olduğuna bakmalısın. | Open Subtitles | يتوجب عليكِ أن تقومي بإزالة الضمادة كما تعلمين حتى نكتشف ما الذي تحتها |
| Basit bir yara bandı gibi... | Open Subtitles | انت على حق ، آسف ليست كافية إنها مثل الضمادة |
| Aferin oğluma, yara bandı gibi at içinden. | Open Subtitles | أحسنت مزق الأمر كتمزيق الضمادة من على جرح ما |
| bandajları çıkarmadan önce.. ..odamı sevdiğim şeylerle dolduracağım. | Open Subtitles | سأملأ غرفتي بما أحبه قبل أن ينزعوا الضمادة |
| Müdire gelmeden şu bandajla ilgilenelim. | Open Subtitles | وسنلقي نظرة على تلك الضمادة قبل ان تقابل المديرة |
| Sargıya ihtiyacım var mı yok mu sen söyle. | Open Subtitles | لتخبرينى أنت إذا كنت أحتاج الضمادة أم لا. |
| 48 saat sonra, bandajlar çıkartıldığında, biz tam durumu biliyor olacağız. | Open Subtitles | بعد 45 ساعة، عندما نزيل الضمادة سوف نعرف حالتها |
| Onu sokağa atacağı... Sargı bezi veya şişe kapağı gibi. | Open Subtitles | إنه قد يرميه بعيداً مثل قطعة الضمادة أو غطاء الزجاجة. |