| Beklediğiniz araba saat 5:00'te burada olur. | Open Subtitles | العربه التي تريدها ستكون هنا في الخامسه. |
| Şu 5 teki araba yükünü indirirken burada dikilemeyeceksin. | Open Subtitles | وانت لن تكون واقفا هنا حينما تأتي تلك العربه. |
| arabayı yavaş kullanın, onu eve bırakırken de dikkatli davranın. | Open Subtitles | قم بإيصاله للمنزل ببطء وانزله من العربه بهدوء يا رفيقي |
| arabaya getir, ben yıkarım. Ama bu hoşuma gitmeyecek. | Open Subtitles | . أحضره إلى العربه سأنظفه لك ، لكني لا أحب ذلك |
| Ve arabada kendisine ait olduğunu itiraf ettiği 1 ons mal vardı. | Open Subtitles | ولقد كان هناك 13 جرام فى العربه وهو يعترف بهم |
| Şunu unutma, araç geri giderken ecstasy parasıyla gitmek durumunda. Saat 11. | Open Subtitles | ولكن , العربه يجب أن ترجع وبها أموال الأقراص |
| Ön girişteki seyyar arabadan aldığın kahveyi kafeteryadakinden daha çok sevdiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعرف انكِ تشربي القهوه من العربه التي بالقرب من مدخل المستشفى عوضاً عن القهوه التي في المطعم ، أعرفكِ |
| Babam seni seviyor. arabasını tamir ettiriyor. | Open Subtitles | وابي اعجب بك ، لذا قدم العربه لتقوم بالخدمات |
| Hem evet deyip hem de bunu o havalı araba için yapmadığımızı nasıl gösteririz? | Open Subtitles | كيف نقول نعم ونجعلها تبدوا انها ليست فقط لركوب العربه الرائعه |
| Özel göz ağrısı. Dehşet bir araba! Hoşuma gitti. | Open Subtitles | انت مفضوح للعين بهذه العربه المبهمه ، انا احبها |
| Saat ikiyi geçiyor ve araba dörtte gelecek. | Open Subtitles | إنها الثانيه و النصف و العربه ستأتي بالرابعه |
| - Yardım ettiğin için teşekkürler. - arabayı sürelim mi? Açlıktan ölüyorum. | Open Subtitles | شكرا لك على مساعدتي و الان جر تلك العربه انا اتطور جوعا |
| Sizin bu arabayı yanlışlıkla tarifeli bir sefer sandığınızı nasıl anladım. | Open Subtitles | بامكاني ان ارى كيف ارتكبت خطأً باعتقادك اننا العربه الصحيحه. |
| arabayı durdur! Hızlı bir şekilde yükleyin. İki mermi aktarın ... | Open Subtitles | سأذهب الآن وسأراك قريباً أوقف العربه أوقفها أسرع وأطلق النار على العربه هذا المفوض آشون يتحدث |
| Onlari ara, arabaya 1 saat daha ihtiyacin oldugunu söyle. | Open Subtitles | قم بالأتصال بهم وقل لهم أنك تحتاج الى العربه لمدة ساعه. |
| Daha sonra bu beyle beraber arabaya binip gittiler. | Open Subtitles | وركب العربه . مع السيد النبيل ورحلوا. |
| Fransa Kraliçesinin ilk arabada yer alması adettir. | Open Subtitles | من العاده أن تركب ملكة فرنسا العربه الأولى. |
| araç ya haplarla ya da parayla geri gidecek. | Open Subtitles | العربه لا بد أن ترجع اما بالحبوب أو بالمال |
| El ve ayaklarınızı arabadan çıkarmayın, Abur cubur yemek yok... ve hayvanlara yiyecek şeyler vermeyin. | Open Subtitles | ايديكم وارجلكم داخل العربه لا اطعمه خفيفه, وبالتأكيد ممنوع اطعام الحيوانات |
| Pekâlâ etrafa sorun. Golf arabasını temizleyen birini görmüşler mi. | Open Subtitles | حسناً , أسألي في الجوار لو أي أحدٍ رأى منظف العربه |
| Bölgede kalan tek posta arabası hattı bu. | Open Subtitles | العربه الوحيده التي تبقت في الخط بأكمل المقاطعه. |
| Öndekiler, beni izeyin. Diğerleri arabanın yanında kalsın! | Open Subtitles | الرجال في المقدمه ياتوا معي و الباقون يحموا العربه |
| - Ben mi? - Yok, bir Vagon dolusu yavrusu olan adam. | Open Subtitles | لا , الرجل الآخر مع العربه المليئه بالجراء |
| Atları dinlendirmek gerek. Neden yük arabasına binmiyorsunuz? | Open Subtitles | ، سنكون هكذا لو لم نرح هذه الأحصنه . فلتركبى العربه |