| Bakalım Cutter konusunda ipucu bulabilecek miyiz. Tamam. | Open Subtitles | نرى اذا كنا نستطيع الحصول خط على القاطع. |
| Cutter'ı aramaya çıkmıştık biz de. | Open Subtitles | نحن ضرب بها في محاولة للعثور خط على القاطع. |
| Merkez kesici dişin kenarı eksik diğerinin üzerinde bir çentik var. | Open Subtitles | ،ثمة زاوية مفقودة من القاطع المركزي والقاطع المركزي الآخر يحوي تجويفاً |
| Dişlerinin bu derece çarpık oluşu... ve ana kesici dişlerdeki bu oyuk... ısırığını imza haline getiriyor. | Open Subtitles | هذه الدرجة من التعرج بالإضافة إلى هذا الأخدود في القاطع الأوسط يجعلان عضته كتوقيع مميز |
| Kasap geçmişin, geçmişte kalmasına izin verecek biri değil. | Open Subtitles | القاطع لَيسَ شخصاً, سأقوم بالتغاضيّ عماّ سلف بشأنهِ |
| şalteri kapatmamdan nefret eder, havai fişek gösterisine hazır ol. | Open Subtitles | إنها تكره فصل القاطع وتَستعدُّ للألعاب الناريةِ |
| Yani bunu hiç düşünme bile. kesin bir hayır, üzgünüm. | Open Subtitles | فلاتفكري في الأمر حتى إنه جواب بالنفي القاطع ، آنستي |
| Eski bir ev burası. sigorta atmıştır. | Open Subtitles | إنه بيتٌ قديم يجب أن يكون القاطع الكهربائي قد احترق |
| Bunun adı da Makasçı. | Open Subtitles | انها يسمى القاطع |
| Belki de Cutter da gelinliklerle dolu bir yerde saklanıyordur. | Open Subtitles | حسنا، ربما في القاطع يتحصنون في بقعة حيث تخزين فساتين الزفاف. |
| Merhaba Cutter. | Open Subtitles | مرحبا أيها القاطع |
| Benimki The Cutter'dı, Echo and the Bunnymen. | Open Subtitles | ألبومي الاول كان (القاطع) (إيكو و بانيمان) |
| Cutter anlamsız hareket eder. | Open Subtitles | القاطع هو... المرضية. |
| - İsmi Carrie Cutter. | Open Subtitles | كاري القاطع. |
| Sol kesici dişindeki elmas kafatasında iz bırakmış. | Open Subtitles | الألماس في سنّك القاطع ترك علامة على الجمجمة |
| kesici başlıklarla beraber çalışacak şekilde değiştirilmiş olarak. | Open Subtitles | عدّل للعمل بالتزامن مع الراس القاطع. |
| Kasap'la ben ihtiyarı körü körüne takip ettik. | Open Subtitles | القاطع وأنا تبعنا الرجل العجوز بصورة عمياء |
| - Söylediğim gibi, ikinci şalteri indir. | Open Subtitles | -ما التالي؟ -أخبرتك، اعكسي القاطع الثاني |
| Yeterli kesin delilleri elde etmeden bunu dünyaya açıklamak istemiyoruz | Open Subtitles | لا نستطيع فقط أن نذهب ونتفوه بنظريات مجنونة للعالم حتى يكون لدينا الدليل القاطع لدعم أقوالنا |
| Aslında sigorta kutusu bodrumdadır eminim. | Open Subtitles | أتعلم ماذا ؟ .. أرجح أن علبة القاطع الكهربائي في القبو |
| Ne yazık ki Makasçı giriş ve çıkışlarımızı kapatıyor. | Open Subtitles | أخشى أن (القاطع) يسُد الطرق من والى هنا |
| - Kesintiye Uğratılmış Denge Zamanı. | Open Subtitles | لحظة التوازن القاطع |
| Albay, ana kesiciyi kapatın. | Open Subtitles | كولونيل .. قم بعزل القاطع الرئيسى |
| Bana kesicinin ismini vermen gerkiyor. Hayatı tehlikede. | Open Subtitles | يجب أن تعطيني أسم القاطع, لان حياته في خطر |