şimdi sizi bu yeni çerçeveyle tanıştırmak istiyorum eski güç yeni güçle tanışıyor. | TED | لذلك أريد أن أعرض لكم هذا الإطار: تلتقي القوة القديمة والقوة الحديثة. |
eski güç tamamen almak (indirmek) ile ilgiliydi. Yeni güç, veriyor (yüklüyor). | TED | تعتمد القوة القديمة على التحميل، والقوة الحديثة على الرفع. |
Dolayısıyla bence yeni gücün geleceği ile ilgili büyük soru şu: eski güç tekrar mı ortaya çıkacak? | TED | إذًا السؤال الكبير عن مستقبل القوة الحديثة، من وجهتي، هو: هل القوة القديمة سوف تبرز؟ |
Hatta pek şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu yeni güç modelleri ortaya çıktıkça eski gücün de büyük bir şiddetle buna karşı koyduğuna şahit oluyoruz. | TED | في الواقع، وليس مفاجأة، كما أن العديد من أمثلة القوة الحديثة هذه تحقق الانتشار الواسع، ما ترونه هو تلك المقاومة الهائلة من قوى القوة القديمة. |
eski güç birikim gibi elde tutuluyordu. | TED | أقيمت القوة القديمة مثل العملة |
eski güç bir kaç kişinin elindeydi. | TED | أقام القوة القديمة قليل. |