| ketçap, ne kadar sert iterseniz o kadar incelir. Ancak diğer maddeler, ublek (zıplayan hamur) veya bazı doğal Hindistan cevizi yağları doğrusu, sıktıkça kalınlaşır. | TED | الكتشب يصبح أرق كلما ضغطت بقوة، لكن المواد الأخرى ، مثل أوبلك أو زبدة الفول السوداني الطبيعية، في الواقع تصبح أكثر سمكًا كلما ضغطت بقوة. |
| Kimse, ama hiç kimse sosisliye ketçap dökmez. | Open Subtitles | لا أحد,أعني لا أحد يضع الكتشب على الهوت دوغ |
| Tüm o hardal ve ketçap işimize yaramadı, öyle mi? | Open Subtitles | إذا كل الخردل و الكتشب لم يساعد في المشكلة |
| O yüzden ketçapla krem peynir kullandım. | Open Subtitles | لهذا إستخدمت الكتشب و الجبنه السائله |
| O yüzden ketçapla krem peynir kullandım. | Open Subtitles | لهذا إستخدمت الكتشب و الجبنه السائله |
| Sanırım artık ketçap sevmiyorum. | Open Subtitles | أعتقدُ أنني لم أعد أحبُّ الكتشب بعد الآن |
| Bu ketçap lekesinin Joe'nun tişörtünden hiç çıkmayacağını sanmıştım. | Open Subtitles | اعتقدت أن بقعة الكتشب لن تخرج من قميص جو ابداً |
| Rusya'da daha fazla ketçap için para ödenir, bilirim. | Open Subtitles | علمت أنكم معتادون على الدفع للحصول على المزيد من الكتشب |
| Dudaklarına şu an ketçap bulaşması lazım ki silebileyim | Open Subtitles | يفترض الآن أن تلوثي شفتكِ ببعض الكتشب لكي أمسحه |
| Üzerlerine tartar sosu ya da ketçap ister misin? | Open Subtitles | تُريدُ صلصةً حارة أَو الكتشب على ذلك؟ |
| Diğer gün şişeden ketçap yersin. | Open Subtitles | اليوم الثاني تأكل الكتشب من الزجاجة |
| ketçap ve mayonez. | Open Subtitles | إنه مكونه من الكتشب والمايونيز. |
| ketçap kapağı peçete dağıtıcısıyla kontak ediyor. | Open Subtitles | غطاء الكتشب يتصل مع موزع المناديل |
| Misha, bu gerçek Burger değil, eğer ilave ketçap alamıyorsam, bu lanet, lanet bir dış görünüş. | Open Subtitles | إنه ليس برغر يا ميشا إذا لم أحصل على المزيد من الكتشب ! إنه .. |
| Bu çok anlamsız. ketçap satın alınmaz. | Open Subtitles | هذا غير منطقي أنت لا تطلب الكتشب |
| Ben genelde önlüğe biraz ketçap sıkıp ameliyattan geldiğimi söylerim. | Open Subtitles | هذا جيّد. عادةً ألقي بعض "الكتشب" على ملبس مريضٍ وأقول أنّي خرجت للتوّ من عمليّة. |
| biraz da ketçap. | Open Subtitles | قليلاً من الكتشب |
| - ketçap da ister misin? | Open Subtitles | - هل تود أن أضع لك بعض الكتشب عليها؟ |
| Sen, bunu ketçapla ve bol krem peynirle yemeği seviyorsun diye pişirdim. | Open Subtitles | أتعرفين، أعددتها فقط ... فقط لأنك تحبينها مع الكتشب |
| Ben fasulyeyi ketçapla severim. | Open Subtitles | أنا احب البازلاء مع الكتشب |