| Japon Ordusu tembel olanları beslemez. | Open Subtitles | الجيش الياباني لايستطيع إطعام الأفواه الكسولة |
| Ailen yok, değil mi? Chen Lee'nin ve o tembel kedinin dışında. | Open Subtitles | انت لم تكن لديك عائلة ، عدا تشين وتلك القطة الكسولة |
| Eskiden, tembel insanları boş boş hayallere sürükleyen gökyüzündeki altın renkli küçük şeylerden ibaretlerdi sadece. | Open Subtitles | اعتادوا أن يكونوا مجرد أشياء ذهبية في السماء والتي تدفع بالناس الكسولة إلى أحلام فارغة. |
| Kaldır şu tembel kıçını da valizi arkaya koy. | Open Subtitles | أخرجي مؤخرتك الكسولة هنا وضعي ذلك الصندوق في الخلف |
| Kalkma vakti, uykucu. | Open Subtitles | حان الوقت لتستيقظي , أيتها الكسولة. مـنـتـديـات الـكـيـــف |
| Oğlunuzda, "tembel göz" dediğimiz geçici bir vaka var, bir göz diğerinden zayıf. | Open Subtitles | لدى ابنك حالة مؤقتة تسمى "العين الكسولة" حيث أن عين أضعف من الأخرى |
| Seni tembel böcek! Sana kim dinlenmeni söyledi? | Open Subtitles | مَن أخبرك أيها الحشرة الكسولة بأن تتوقّف عن العمل؟ |
| Beni dinle tembel kertenkele. | Open Subtitles | . فلتستمع لى أيها السحلية المتسكعة الكسولة |
| Hadisene, tembel hıyarto her şeyi tek başıma yapamam. | Open Subtitles | هيا، أيتها العاهرة الكسولة لا أستطيع عمل كل ذلك بمفردى |
| Senin görevin, kusura bakma, o tembel kıçını o koltuktan kaldırmak ve hazırlanmaktır. | Open Subtitles | إنه عملك.. واعذريلغتي.. أن تخرجي مؤخرتك الكسولة من كرسيي, وتتحركي |
| - Hadi tembel teneke! Kımılda! Hadi! | Open Subtitles | نعم, هيا, أيتها العظام الكسولة, حركها, هيا |
| Senin için her gece lanet olası hayatımı ortaya koyuyorum ve sen bana kahrolası bir yemek bile pişiremiyorsun, seni tembel kaltak! | Open Subtitles | كل ليلة اضع حياتي في الحافة من اجلك وانتِ حتى لا تستطيعين طباخة وجبة لعينة أيتها الكسولة |
| Seni bencil, tembel iki yüzlü. | Open Subtitles | لهذه الاشياء ايته الانانية, الكسولة و المنافقة |
| Ama seni temin ederim ki bu tembel kıçımda hala iş var. | Open Subtitles | لكنى أضمن أنى مؤخرتي الكسولة تستقيم في الراحة والاستجمام |
| Kaldır o tembel kıçını. İşe koyulalım! | Open Subtitles | اصعد بمؤخرتك الكسولة دعنا نذهب إلى العمل |
| Kadın sınıfta yürürken tembel gözü kendi kendi düzeliveriyor. | Open Subtitles | فعندما تمشي في الغرفة تصبح عينه الكسولة نشيطةً جداً |
| Kalk tembel şey. Çalışma zamanı. | Open Subtitles | استيقظي أيتها الكسولة لقد حان وقت التدريب |
| Kalkıp hareketlerinizi yapın sizi tembel şebekler. | Open Subtitles | إنهضوا من أجل التدريب أيتها القردة الكسولة. |
| Hadi, canlan, seni uykucu inek. | Open Subtitles | تحرّكي أيتها البقرة الكسولة. السافلة الثرية. |
| Eğer bir kız telaşlanmaya ve sinirlenmeye başlarsa, şöyle olurmuş çıkın dışarı, tembeller! | Open Subtitles | إذا الفتاة تململت، أو فقدت مزاجها ذلك ما هو عليه الكسولة تذهب للخارج! |