| Ve bunca yıl bu nefreti içinde mi sakladın ? | Open Subtitles | وأنتِ إحتفظتِ بكل ذلك الكُره يجيشُ بداخلكِ طوال كل هذه السّنين؟ |
| Belki birileri o işaretleri, Protestanları zan altında bırakmak ve onlara karşı nefreti arttırmak için yapmıştır. | Open Subtitles | قد يكون شخص متعمد ربط العلامة مع البروتستانت، باستخدامها لتأجيج نيران الكُره نحوهم |
| Yanlış hatırlamıyorsam karşılaştığımız ilk günden itibaren birbirimizden nefret ettik ve yıllar içinde de bu nefreti arttırdık. | Open Subtitles | على ما أذكر ، نحن نكره بعضنا البعض ... منذ أول يوم تقابلنا فيه ذلك الكُره الذي ترعرع معنا |
| Bana nasıl bir nefret duyuyorsan, o nefretin Salem halkına yönelmesine müsaade etme. | Open Subtitles | ،أيًا كان مقدار كُرهكِ لي لا تدعي ذلك الكُره يُوجّه لأهالي "سالم" أجمعين |
| Ama iki kez yok olacaksa dünya bilirim nefretin ne olduğun. | Open Subtitles | ولكن إذا كان لي أن أموت مرتين... أعتقد أنّني أعرف ما يكفي عن الكُره. |
| nefretin limanı, buradaki cehennem | Open Subtitles | مرفأَ الكُره الجحيم هُنا |