| Orada bir kadın romancı ve özgür düşünceli bir baba oğul kalmıyor muydu? -Mesleğiniz nedir Bay Vyse? | Open Subtitles | ألم يكن هناك تلك السيدة التي تكتب الروايات وذلك الأب المتحرر وأبنه؟ |
| Annem özgür aşka inanırdı, bu nedenle hiç evlenmedi. | Open Subtitles | أمي كانت تؤمن بالحب المتحرر لذا لم تتزوج أبدا |
| Ona feminist liberal bir ikondan fırsatçı gizli bir muhafazakara soğuk ve hırslı birinden sıcakkanlı, çekici ve haksız yere suçlanmış birine kadar her şey söylendi. | Open Subtitles | لقد لقبت بكل شيء , بدايةً من الرمز المتحرر النسائي إلى المتحفظة المنغلقة الإنتهازية صلبة وطموحة |
| O kadar kolay değil, çağ dışı liberal seni. | Open Subtitles | ليس بتلك السرعة أيها المتحرر التقليدى |
| Övünmeyi bırak. | Open Subtitles | - المُتَفَاخر المتحرر. |
| Övünmeyi bırak. | Open Subtitles | - المُتَفَاخر المتحرر. |
| özgür dünyanın lideri tarafından kaçırıldım. | Open Subtitles | فقد اختفطت من قبل زعيم العالم المتحرر |
| Ben değil özgür aşk içine. | Open Subtitles | أنا لست موافقة كثيراً على الحب المتحرر |
| Eşim özgür dünyanın lideridir. | Open Subtitles | زوجى قائد العالم المتحرر |
| Bu gezegeni sahiplenen özgür Jaffa oraya "Kallana" diyor. | Open Subtitles | والآن، الـ((جافا)) المتحرر الذي تولى قيادة كوكب يسميه "(كالانا)" |
| Madem bu kadar bilgilisin, öyleyse senin şu limuzin düşkünü, liberal kazanova'nın yeniden ortaya çıktığını da biliyorsundur. | Open Subtitles | حسنا، بما أنك تعرفين كل شيء ...فأفترض إذن أنك على علم أن معشوقك المتحرر قد عاد إلى الظهور |