| Profesör belki uçağı daha fazla yakıt alacak şekilde tasarlayabilirdi ama bunun eğlencesi nerede? | TED | كان البروفيسور يستطيع تصميم الطائرة بحيث تحمل كمية أكثر من الوقود، ولكن أين المتعة في ذلك؟ |
| İçini dışını bilmeden önce birini öldürmenin eğlencesi nerede? | Open Subtitles | اين المتعة في قتل شخص قبل أن تعرفه من الداخل والخارج |
| Son kılıcı alırda denemezsem nerede bunun eğlencesi? | Open Subtitles | إذا أحصل له السيف الماضي لكن لا أستطيع أن محاولة الخروج منها، أين المتعة في ذلك؟ |
| Chicago Üniversitesi'nde eğlence neden yok oluyormuş? | Open Subtitles | لما تموت المتعة في جامعة (شيكاغو)؟ |
| Chicago Üniversitesi'nde eğlence neden yok oluyormuş? | Open Subtitles | لما تموت المتعة في جامعة (شيكاغو)؟ |
| Onu bulmaya çalışmak çok eğlenceli olurdu. | Open Subtitles | أوه يا إلهي هذا سيكون ممتع. جرب المتعة في ذلك. |
| Haklısın, ama bunun nesi eğlenceli olurdu ki? | Open Subtitles | أنت محقّ لكنْ أين المتعة في ذلك؟ |
| Antioksidanların hücre koruma çabalarıyla lise cümbüşlerinin eğlencesi için. | Open Subtitles | إنه كامل المتعة في المدرسة الثانوية مع نشاط لمضادات الأكسدة لحماية الخلايا. |
| Onları böyle dümdüz olurken görmenin bir tür huysuz bir eğlencesi var, değil mi? | Open Subtitles | هناك جانبٌ من المتعة في رؤيتهم يُفتتون لأشلاء , أليس كذلك؟ |
| Hayır, pek değil. eğlencesi nerede kalacak o zaman? | Open Subtitles | كلا، ليس تمامًا، وأين المتعة في هذا؟ |
| Bir taneyle bırakmanın ne eğlencesi var? | Open Subtitles | ما المتعة في سرقة واحدة ثم الاعتزال؟ |
| Bunun eğlencesi nerede? | Open Subtitles | أين المتعة في ذلك؟ |
| Bunun ne eğlencesi kalır o zaman? | Open Subtitles | وأين ستكون المتعة في هذا ؟ |
| Bunun neresi eğlenceli olurdu ki? | Open Subtitles | أين المتعة في ذلك؟ |
| Bunun neresi eğlenceli olurdu? | Open Subtitles | اين المتعة في ذلك؟ |
| Süperman kötü adamı daha ikinci sayfada yakalasaydı bunun neresi eğlenceli olurdu? | Open Subtitles | لو ألقى (سوبرمان) القبض على الأشرار في الصفحة الثانية فما المتعة في ذلك؟ |