| Küçük bir düzenbaz olduğum için hapse girmeliyim. Sadece büyük Hırsızlar serbestçe dolaşır. | Open Subtitles | لأنني محتال صغير أذهب للسجن أما المحتالون الكبار فهم طلقاء |
| Hırsızlar her zaman yeni bir şeyler bulur inanın bana. | Open Subtitles | المحتالون دائما يبحثون عن طرق جديدة وفرص سريعة، صدقوني. |
| Ordugâhta sahtekârlar kahraman olmuş, subaylar desen kendi dertlerinde babam o siniriyle, burada bir dakika bile kalamazdı. | Open Subtitles | المحتالون و الأبطال هنا في المخيم هم الذين يحموهم الضباط مع طيبة ابي , لم يكن يستطيع التعايش هكذا |
| sahtekârlar daima daha hızlı. Kim bilir nasıl beceriyorlar. | Open Subtitles | المحتالون دائمًا أسرع بكثير، لا أحد يدري كيف يقومون بذلك |
| dolandırıcılar anında şirketin etrafını sardılar. | Open Subtitles | بعدها فوراً، بدأ المحتالون بإدارة الشركة |
| Hilekarlar ve casuslar yalancılardır. | Open Subtitles | الفنانون , المحتالون , الجواسيس ... جميعهم محترفون |
| Açık hapishanesinde, finansal sahtekarların etkisine girdi, ve bu sahtekarlar onu cezadan sonra kendileri için çalışmaya ikna ettiler. | TED | و في سجنه المفتوح، وقع تحت تأثير محتالي المال، و هؤلاء المحتالون أقنعوه أن يعمل معهم عند إطلاق سراحه. |
| Olabilir. Sanırım dolandırıcıların da ayakları takılabilir. | Open Subtitles | إنها تحدث، أعتقد ان الرجال المحتالون يمكنهم التعثر ايضاً |
| Hırsızlar, yükü burada boşaltıp ABD'de satana kadar Pitt'in yeğenine gidecek değerli parçaları, Pitt'in valizinde saklamışlar. | Open Subtitles | المحتالون هناك قاموا بتخزين البضاعه فى حقائب بيت حتى يقوم ابن أخته بتفريغها هنا وتخزينها حتى يصلوا الى هنا |
| Hırsızlar 30 metrede ve yaklaşıyorlar. | Open Subtitles | المحتالون على بعد 30 يارده أنهم يقتربون |
| Hırsızlar! Soyguncular! | Open Subtitles | اللصوص , المحتالون |
| Yaşasın sahtekârlar. Beni anımsadın mı? | Open Subtitles | ربما ينجح المحتالون, أتتذكرني؟ |
| Yaşasın sahtekârlar. | Open Subtitles | قد ينجح المحتالون |
| Siz sahtekârlar, hilebazlar, şarlatanlar, yalancılar-- | Open Subtitles | لذلكـ فلتتأهبوا أيُّها ( المخادعون - الكاذبون - المحتالون |
| O dolandırıcılar teslimat ve kurulum için 99 Avro istediler. | Open Subtitles | أولئك المحتالون أراد 99 يورو للتسليم والتركيب. |
| Adli bir önlem olarak dolandırıcılar her şeyi eşlerinin adına yaparlar. | Open Subtitles | كتدبير جنائي مضاد، يضع المحتالون كل شيء بأسماء زوجاتهم |
| Günlük soygunlarını tamamlayan sahtekarlar nereye giderler? | Open Subtitles | وأين يذهب المحتالون عندما ينتهون من الاحتيال لليوم؟ |
| Dünyadaki son isteğimi sorsalardı o sahtekarların hak ettiklerini bulması ve cennete girmemeleri derdim. | Open Subtitles | لو كنتُ أملك أمنية واحدة فقط، فستكون أن ينال المحتالون ما يستحقونه ولا يذهبوا إلى الجنة. |
| Ruh çağırmanın, Kristina gibi dolandırıcıların, insanları yönlendirmek için kullandıkları bir yöntem olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | حسناً، أعرف بأنّ جلسة إستحضار الأرواح مجرّد أدوات يستخدمها المحتالون أمثال (كريستينا) للتلاعب بالناس - بو - |
| Hapisten çıkan hırsızlara sorsanız, hapishane günlerine dair yalnızca iki günün akılda kaldığını söylerler. | Open Subtitles | يقسم المحتالون المتمرسون بأنك تتذكر يومين فقط خلال تواجدك في السجن |