| tost makinesi küvetin içindeymiş, değil mi? | Open Subtitles | إذن المحمصة كانت ملقاة في الحوض . أليس كذلك ؟ |
| Bu makine bi' boka yaramaz. Lanet tost makinesi. | Open Subtitles | هذه المحمصة أردى محمصة |
| Eve git, seviş yok, televizyon, fırınlanmış patates, güzel bir gaz çıkarma ve uyku. | Open Subtitles | نذهب للبيت ، لا جنس التلفزيون ، البطاطا المحمصة اطلاق ريح جيد والذهاب للسرير |
| Sadece iki tane ekmek kızartma gözü var. | Open Subtitles | هـناكَ ، فقط ثِـنـتان من الفطائر المحمصة |
| Her gece peynir ve kızarmış ekmek hayal ettim. | Open Subtitles | في كثير من الليالي حلمت بالأجبان الأجبان المحمصة على الغالب |
| Şu boktan tost makinesiyle uğraşıyorum, biliyor musun? | Open Subtitles | كنت عند المحمصة اللعينة بالأسفل ، تعرفين ؟ |
| -Bir ekmek kızartma makinesi 14.95$. Buna inanabiliyor musun? | Open Subtitles | سعر المحمصة الكهربائية 14,95 دولار هل تصدق ذلك ؟ |
| Elinde çatalla ekmek kızartma makinesine gidiyor. | Open Subtitles | إنه يتوجه نحو المحمصة ومعه شوكة |
| - tost makinesi neden orada? | Open Subtitles | لماذا المحمصة هناك؟ هدب بدلتي |
| Pekâlâ, Rupert küvetin içindeki eski tost makinesi numarası asla yanıltmaz. | Open Subtitles | حسنا , (روبرت) , المحمصة القديمة في الحوض لاتفشل أبدا |
| Ve yaklaşık beş saniye kadar, tost makinesi kızarttı, fakat sonra, maalesef, element kendini eritti diyebiliriz. | TED | وخلال 5 ثواني .. أصبحت محمصة الخبز الكهربائية ( محمصة !! ) ومن ثم لسوء الحظ ذابت العناصر المكونة لتلك المحمصة الكهربائية |
| - İster misin- - Yeni tost makinesi nasıl? | Open Subtitles | -كيف المحمصة الجديدة ؟ |
| Kahrolası tost makinesi. | Open Subtitles | المحمصة اللعينة... |
| Köpeklerin fırınlanmış patates yediğini bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعلم بأن الكلاب تأكل البطاطا المحمصة. |
| Neden fırınlanmış patates sipariş ettim ki? | Open Subtitles | لماذا طلبت البطاطس المحمصة"؟" اليس هذا صحيحاً يـ(شارلي)؟ |
| ekmek kızartma makinesini ve onun çıkış noktasıyla yaşadığı karmaşık ve değişken ilişkiyi tam olarak anlıyorsun. | Open Subtitles | أنت حصلت على المحمصة بالكلية، وحبّه المُعقد وكُره العلاقات السطحية |
| Sana düğün hediyesi olarak aldığım ekmek kızartma makinesini görüyor musun? | Open Subtitles | رأيتي المحمصة التي اعطيتك إياها كهدية الزفاف؟ |
| Patatesler bir kaç dakika içinde kızarmış olur.., ...biz de yemeğe başlayabiliriz. | Open Subtitles | حسنا, البطاطا المحمصة ستكون جاهزة خلال دقيقتين وعندها سنكون مستعدين للأكل |
| kızarmış ekmeğini çatalla makineden çıkarmaya çalışmış. | Open Subtitles | تكهرب وهو يحاول سحب خبز من المحمصة بشوكة. |
| tost makinesiyle bilgisayarı bile ayırt edemem ben. | Open Subtitles | أنا لا أستيطع تمييز الكمبيوتر من المحمصة |
| Tebrikler. Kızınız ekmek kızartma makinesi ile arkadaş olmuş. | Open Subtitles | مبارك، إبنتك أصبحت صديقة مع المحمصة |
| Noel akşamı çoğu ailenin yaptığı şeyi Bob Amca'nın sarhoş oluşu ve ekmek kızartma makinesine işeyişini izleyeceğiz. | Open Subtitles | ما يفعله معظم الناس في أعياد الكريسمس نشاهد " العم باك " يدمن الخمور ويتبول في المحمصة ؟ |