| HIV insanlığın tanıştığı en yıkıcı hastalıklardan biri ve milyonlarca ölüme sebebiyet verdi. | TED | حيث تسبّب هذا الفيروس في وفاة الملايين كما أنّه يُعدّ من أشدّ العلل المدمّرة التي عرفتها البشريّة. |
| Makineleri yaratıyor ve sonra yıkıcı sınırlılıklarına dikkat çekiyor. | Open Subtitles | إنها تصنع الآلات ثم تشير إلى قيودها المدمّرة. |
| Dünya'mız bir dizi yıkıcı felaketin ardından şekillendi. | Open Subtitles | نشأ عالمنا عبر سلسلة من الكوارث المدمّرة |
| Amerikan destroyeri, 0-4-5'te. Mesafe, 2000 metre. | Open Subtitles | المدمّرة الأمريكيّة موقعها 0-4-5 المدى, 2,000 متر |
| Amerikan destroyeri 045 yününde. Menzil 2.000 metre. | Open Subtitles | المدمّرة الأمريكيّة موقعها 0-4-5 المدى, 2,000 متر |
| Gülle oradaki bir GDO'lu ürün laboratuvarında zombiler için bitkisel bir tedavi üretilmeye çalışıldığından bahsetmişti. | Open Subtitles | لقد كان (الكرة المدمّرة) يتحدّث كثيراً عن وجود علاج بالأعشاب لفيروس الزومبي يجري تحضيره في |
| Lakabı Gülle. Kız kardeşimin oğlu. | Open Subtitles | ناديه (بالكُرة المدمّرة) , هو إبن أختي |
| Tüm kayalık gezegenler, Dünya da dâhil olmak üzere bu yıkıcı aşamadan geçti. | Open Subtitles | كافة الكواكب الصخرية بما فيها الأرض مرّت بتلك المرحلة المدمّرة |
| Milletimizin dünyanın her yerinde hüküm süren ahlaki otoritesi üzerinde başkanın davranışlarının sebep olduğu yıkıcı etkiyi anlatan makalenizden epey hoşlandım. | Open Subtitles | بل على العكس، لقد استمتعتُ بافتتاحيتك عن الآثار المدمّرة لسلوك الرئيس على سلطة وطننا الأخلاقية حول العالم |
| Amerikan destroyeri. | Open Subtitles | المدمّرة الأمريكيّة . |
| Vay anasını be Gülle. | Open Subtitles | (عجباً أيّها (الكُرة المدمّرة |