| Ve senin omurgasız boktan yönteminle... bana verebileceğinin hepsi de bu. | Open Subtitles | وبطريقتك الضعيفة المزرية.. هذا كل ما تستطيع تقديمه لى |
| Ortaya çıktı ki bir adamın boktan sandviçi başka bir adamın creme brulee'siymiş. | Open Subtitles | اتّضح أنّ الشطيرة المزرية بالنسبة إلى رجل هي ألذّ تحلية بنظر آخر |
| Bu boktan hayatta güvenebileceğim tek kişisin. | Open Subtitles | أنت الشخص الوحيد الذي أثق به في هذه الحياة المزرية |
| Takılması eğlenceli biriydi aslında. boktan hayatımı beş dakikalığına unutmamı sağlıyordu. | Open Subtitles | لم يكن هنالك بأس في صحبته حقًّا جعلني أنسى حياتي المزرية خمس دقائق |
| Bu boktan şehirden ayrılmak için arabanı alabilir miyim? | Open Subtitles | هل يمكنني فقط الحصول على سيارتك للخروج من هذه البلدة المزرية ؟ |
| Bu küçük, boktan odada emo müziğin çalarken dürtülerine yenik düşmen gibi. | Open Subtitles | وكأنك قد رضخت لرغباتك في هذه الغرفة الصغيرة المزرية التي تعزف فيها موسيقى الإيمو |
| Şu bulunduğun boktan durumda bile kendini engelleyemiyorsun. | Open Subtitles | حتى في حالتك المزرية هذه, -لا يمكنك أن تقاوم؟ |
| Bu boktan yere bile paramız yetmiyor. | Open Subtitles | لا نستطيع تحمّل كلفة هذه المقطورة المزرية حتى! |
| - Colter'ı reddettiğin boktan dilekçeyi yeniledim. | Open Subtitles | - (أعدتُ صياغة مذكرتك المزرية بخصوص رفض النظر في قضية (كولتر |
| - boktan dilekçe mi? | Open Subtitles | مذكرتي المزرية ؟ |