| Eğer hızlı olmazsan, havaalanları, tren istasyonları ve sınırlar kapatılır. | Open Subtitles | اذا لم تتحرك مسرعاً المطارات اياك ومحطات القطار والمعابر الحدودية |
| Kuyruk numarasını aldım, ...350 km'de ki tüm hava ve iniş alanlarına dağıttım. | Open Subtitles | لقد حصلت على أرقام الطائرة و وزعتها على المطارات فى مدى 200 ميل |
| Ama havaalanı güvenlik kameraları TSA için ve sadece biz izleyebiliriz. | Open Subtitles | و لكن كاميرات مراقبة المطارات خاصة بالأمن القومي و أعيننا فقط |
| Çünkü polis 72 saat boyunca tüm havaalanlarını kontrol edecektir. | Open Subtitles | لان الشرطه سوف تراقب جميع المطارات لمده 72 ساعه اعرف |
| Belki de onları havaalanlarında gördünüz? Artık her yerde kullanılıyor gibiler. | TED | ربما رأيتموها في المطارات .. إنه في كل مكان الآن |
| Mesela havaalanları bir facia. | TED | هل يمكن أن أقول لكم أن المطارات عبارة عن كارثة. |
| Ve bunları yapmaya başladım, onları Google Maps'e koydum ve orada ortaya çıkan tek tek havaalanları ile desenleri görmeniz için yakınlaştırmanıza izin verdim. | TED | وبدأت في صنع هذه ، ثم وضعتها على خرائط جوجل وسمحت ان تقرب الصورة لترى المطارات كل على حدى والأنماط التي تحدث هناك. |
| Ve bunu, etrafında kaydırabilirsiniz ve sahip oldukları farklı havaalanları ile farklı desenleri bir arada görebilirsiniz. | TED | ويمكنك ان تتنقل لترى بعض المطارات المختلفة و أنماطها المختلفة. |
| Bütün hava trafik kontrol bilgisayarlarına etraftaki havaalanlarını bulmak için eriş. | Open Subtitles | إدخل لحاسبات الرقابة على الحركة الجوية بالنسبة لجميع المطارات داخل النطاق |
| hava alanlarını, otobüs duraklarını, tren istasyonlarını, her yeri kontrol edin. | Open Subtitles | و اجعليهم يتفقدون المطارات و محطات الحافلات,ومحطات القطارات و كل شيء |
| Şimdiyse biraz bulanık hava alanları ve minibar kaldı aklımda. | Open Subtitles | الأن إنه مثل شيء ضبابي كبير من المطارات والبارات الصغيرة |
| havaalanı çalışmaya başladı jetimize bin doğruca Silver City' e git, bize finiş çizgisinden canlı yayın yap. | Open Subtitles | الأن المطارات داخل الخدمة أريدك أن تأخذ أول طائرة وتسرع فى الذهاب إلى المدينةِ الفضّيةِ و أكتب تقريرك عن ما يحدث |
| Eminim herkesin bir havaalanı güvenlik kabusu hikayesi vardır. | Open Subtitles | أنا متأكد أن كل شخص منا لديه حكاية شخصية مع الأمان في المطارات |
| havaalanı kontrol ettiriyoruz. Bu bir zaman kaybı | Open Subtitles | ـ لقد بلغنا المطارات ـ لا هذا مضيعة للوقت |
| anlaşılan o ki, havaalanlarını kapatmak, çözüme hizmet etmiyor. | TED | إذا سيكون تأثير إغلاق المطارات كما يتضح ، معاكساً تماما. |
| Ailemden insanlar, daha önceleri birlikte çalıştığım gençler, okullarda, iş yerlerinde ve havaalanlarında, tacize uğruyorlardı. | TED | أشخاص كانوا أفراد في عائلتي، أشخاص يافعين عملت معهم، تعرضوا لاعتداءات في المدارس، في أماكن العمل وفي المطارات. |
| Araştırmalar gösteriyor ki işlek havaalanlarına ya da yoğun yol kenarlarına yakın yaşayan insanlarda kardiyovasküler rahatsızlıkların görülme olasılığı daha yüksek. | TED | أظهرت دراسات أنّ البشر الّذين يقطنون بقرب المطارات المُكتظّة أو الطرق السريعة المزدحمة لربما قد تنشط لديهم أمراض القلب والأوعية الدموية |
| havaalanlarından, otobüs terminali ve tren istasyonlarından hiçbir şey yok | Open Subtitles | لا شيء من المطارات الحافلات أو محطات القطار |
| Ve zaman içinde havaalanlarının değiştiği yolları görebilirsiniz. | TED | وبامكانك ان ترى كيف تتغير المطارات مع مرور الوقت. |
| Tüm havalimanı kapalı. | Open Subtitles | رغم ذلك، مازال نواجه تحدي، جميع المطارات مُغلقة |
| Tabii bunu dünyadaki tüm havalimanları için yapabilirsiniz. | TED | بالطبع، يمكنك القيام بذلك لجميع المطارات في جميع أنحاء العالم. |
| Terminalleri, havaalanını arayın. | Open Subtitles | مِنْ الضروري أَنْ تَكُونَ في مستودعاتِ الحافلةَ، أو المطارات. |
| İnatla bütün insanların kötü olmadığına ve beni havaalanında terk etmeyeceklerine inanmayı seçiyorum. | Open Subtitles | بأن أؤمن أن اخترت عناد, وبكل المطارات في ويهجرونني وسيئين أشرار جميعاً ليسوا الناس |
| Hayır, öyle olmayacak. Hayır havalimanlarını ve limanları gözetlediğimizi biliyor. | Open Subtitles | كلا لن يختفي فهو يعلم بأننا نراقب المطارات والمنافذ |
| Doğu yakasında büyük bir fırtına çıkmaktaymış. Bütün havayolları kapanıyormuş. | Open Subtitles | ثمّة عاصفة كبيرة تضرب الساحل الشرقيّ و كلّ المطارات تتوقّف |
| Logan, kendi oto pilot sistemi bulunan tek havaalanıdır. | Open Subtitles | لوغان هو أحد المطارات الأولى التي لديها نظام الطيار الآلي |