| Söyler misin bana? ! İzin günümde havaalanında ne işim var? | Open Subtitles | اخبرني ياعزيزي شئا واحدا ماذا افعل انا في المطار في يوم اجازتي؟ |
| Sisli bir gecede havaalanında, gözyaşları... içinde iki insan... | Open Subtitles | شخصان يذرفان الدموع في المطار في ليلة ضبابية |
| Santos bize yardım edecek, o şimdi bizi San Antonio havaalanına götürecek. | Open Subtitles | سانتوس سوف يساعدنا سوف ياخذنا الى المطار في سان انطونيو |
| Şimdi havaalanına gitmem gerek. Saat 7'den önce oraya varamam. | Open Subtitles | الآن يجب أن أكون في المطار في الثانية ولن أصل قبل السابعة |
| Beyaz saçli ingiliz aksanli bir adami havaalanindan aldiklarini söylediler. | Open Subtitles | حسناً، قالوا أنّهم إلتقطوا رجلاً ذو شعر فضّي بلكنة بريطانيّة من المطار في الليلة الماضية. |
| Sadece birini havaalanindan arabanla alacaksin Nick. | Open Subtitles | انت تقل شخص من المطار في سيارة ! |
| Peki ya sizi Malmö Havaalanı'nda bekleyen oğlunuz ne olacak? | Open Subtitles | ماذا عن إبنك الذي ينتظرك في المطار في مالمو؟ |
| Ve havaalanının oradaki 25 km hız limitli bölgede 8 km hız yapıyordu. | Open Subtitles | وكان يسير بسرعة 5 أميال عند المطار في منطقة مسموح فيها بسرعة 15 ميل |
| Biliyorum, çünkü ben de bu şekilde suçlanmıştım ama eğer, sizin gibi şık bir bayan sabahın köründe, havaalanındaki bir otele silah ve mermilerle gelirse, bu tek bir kelimeyle sonuçlanır. | Open Subtitles | انا اعرف، لاني متصف خيال واسع ولكن حينما أرى امرأة أنيقة مثلك تذهب الى فندق المطار في منتصف الصباح |
| Sabah ilk iş havaalanında olacağını söyledi. | Open Subtitles | قالوا بأنها ستتواجد في المطار في باكر صباح الغد |
| Peki, geleceğiniz saatte havaalanında olacağım. | Open Subtitles | نعم سأذهب الى المطار في الميعاد |
| Yedi saat sonra havaalanında olacağız. Paris, Fransa 1969 | Open Subtitles | سنذهب إلى المطار في خلال 7 ساعات |
| Hâlâ havaalanında bir yerde olmalı. | Open Subtitles | هو ما زالَ gotta يَكُونُ في المطار في مكان ما. |
| Beğenmezsen, seni havaalanına götürebilirim. | Open Subtitles | إذا كنت لا ترغب في ذلك هنري، سأعطيك مطية إلى المطار في الوقت الراهن. |
| Onu yakalasan bile, on dakika sonra havaalanına gitmek için evden çıkacak. | Open Subtitles | حتي لو لاقيتها ستكون راحله الي المطار في غضون 5 دقائق |
| Peki ya sizi Malmo Havaalanı'nda bekleyen oğlunuz ne olacak? | Open Subtitles | ماذا عن إبنك الذي ينتظرك في المطار في مالمو؟ |
| Havaalanı şurada. | Open Subtitles | المطار في هذا الأتجاه |
| Bu havaalanının yanındaki Biona Creek'teki toplanma. | TED | هذا هو التجمع قرب المطار في خور بيونا |
| Çantamda havaalanının numarası var. | Open Subtitles | لدي رقــــم المطار في حقيبـــتي |
| Dün Buenos Aires havaalanındaki yüz tanıma programında çıktı. | Open Subtitles | A ناسخ إعتراف ضوئي وجهي في المطار في بوينس آيرس indentified ه yesteday. |