| Yağmur damlaları pencerelere vuruyordu. | Open Subtitles | المطر كان يضرب اللوح الزجاجي .للنافذة بشدة |
| Yağmur duruyor. Bardaktan boşalırcasına yağdı. | Open Subtitles | حسناً، توقف المطر كان الأمر شاقٍ عندما كان ينهمر. |
| Eğer yeterince Yağmur yağarsa, yine mısır yetiştirebilirsiniz. | Open Subtitles | اذا حصلت على الكفاية من المطر كان بامكانك ان تظل تزرع الذرة |
| Yağmur tüm şiddetiyle yağıyordu ve biz de radyoda nostalji parçaları dinliyorduk. | Open Subtitles | و المطر كان ينزل بشدة كبيرة و نحن كنا نستمع الى المحطات الاذاعية القديمة في الراديو |
| Keşke Yağmur suyu bira olsa! Keşke kanatlarımız olsa! Ama yok işte. | Open Subtitles | ليت ماء المطر كان "جعّة", ليت لنا أجنحة ولكن هذا ليس واقع الحال |
| Yağmur ılıktı Kalabalık da sırılsıklam | Open Subtitles | ♪ المطر كان دافئًا وبلل الحشد ♪ |
| Yağmur yağıyordu ve mahsur kalmıştık. | Open Subtitles | المطر كان يسقط بغزاره وكنا عالقين .. |
| Bardaktan boşanırcasına Yağmur yağıyordu. | Open Subtitles | المطر كان يتدفق بغزارة |
| Yağmur Adam bilgindi, çok nadiren rastlanır. | Open Subtitles | "فيلم من بطولة دستين هوفمان و توم كروز" رجل المطر) كان عالِم,نادر للغاية) |
| Yağmur o kadar şiddetli yağıyor ki, Donner açıkta mı göremedim... | Open Subtitles | المطر كان ينهمر بشدة ولم أنتبه أن (دونر) كان مراقب |
| Yağmur berbat. | Open Subtitles | المطر كان سيئاً. |