| Müzik endüstrisi ile ilgili yazdığın şu yazı da çok güzeldi. | Open Subtitles | وذلك الجزء الذي كتبتهُ عن صناعةُ الموسيقة ، كان هذا رائعـاً. |
| Kuzenim Müzik sektöründe ve beni hep böyle yerlere götürür. | Open Subtitles | إبن عمي في الأعمال الموسيقة ويأخذني معه طوال الوقت |
| Bunu sevdim. Eğer Müzik aşkın meyvesiyse, devam edin. | Open Subtitles | إذا كانت الموسيقة غذاء الحب سوف افقد عقلى |
| Şu bangır bangır çalan müziği kes hemen! | Open Subtitles | هل سَتُشغل هذة الموسيقة طوال الليل ؟ أقفل هذة الموسيقة |
| Öyleyse, daha iyi bir yardım fonksiyonu olarak hafızasının anıları hatırlamayla ilgili zarar görmüş yerlerini tekrar uyarmada müziği kullanabiliriz. | Open Subtitles | وإذا كان كذلك ، ربما نقدر على .. استخدام الموسيقة كأداة لـ لمساعدته على تحسين وظائفه لاستعادة نشاط أجزاء من ذاكرته التي ربما قد تضررت |
| O zaman Müzik işinde her kuralı çiğnerdik. | Open Subtitles | عمل الموسيقة في الماضي كنا نحطم كل القواعد نقيمها، و نحطمها كلما كنا على وفاق |
| Müzik dinlemeyi seviyormuş. Burada düşük frekanslı vurmalı çalgıların olduğu şeyler var. | Open Subtitles | الآلات النقرية الثقيلة, الترددات الموسيقة المنخفضة معظم الأجزاء |
| Dans etmek, yüksek sesli Müzik ve alkol içerikli her türlü saçmalıktan son derece rahatsız olduğumu belirtmiş miydim? | Open Subtitles | هل وضحت لكم أني أنزعج للغاية بوجود الرقص؟ الموسيقة الصاخبة و معظم أشكال الطيش التي تسببها الكحول؟ |
| Eğer Müzik her türlü tutkuyu uyandırabiliyorsa onları yatıştırabilir de. | Open Subtitles | حسناً، إذا كانت الموسيقة تستطيع أن تثير جميع أنواع المشاعر ربما يمكنها تهدأتها أيضاً |
| Şahane bir krallığım olacak burada, Müzik bile bedava olacak! | Open Subtitles | لعمري كم يسرني أن أسمع الموسيقة من غير مقابل |
| Masaj yağı, kokulu mumlar, romantik Müzik. | Open Subtitles | الاويل الحار , لشموع المشتمّة, الموسيقة الرومنسية |
| Yürüyor ve Müzik dinliyor bunu durdurmak zorundayız. | Open Subtitles | تمشي و الموسيقة ، عليّنا أن نوقف هذا فى الحال |
| O kadar konuşmadan sonra hala yüksek Müzik çalarak iyi niyetimizi istismar ediyorsunuz. | Open Subtitles | آه ، أنتِ تستغلينا و لكن ما زلتِ تشغلين تلك الموسيقة بعد ما تحدثنا |
| Müzik, sanat ve okul klüplerini yeniden getirmek için gerekli sermayeyi bulmak istiyorum. | Open Subtitles | أريـد أن أجـد مموليـن لكي أعيـد نشـاط أندية الموسيقة و الفن |
| Ne tür Müzik dinlediğine bağlı o tabii. | Open Subtitles | يتوقف هذا على نوع الموسيقة التي تسمعينها |
| - Dedektif Müzik listen bile seni davadan men etmeye yeter yani. | Open Subtitles | قائمة الموسيقة خاصتك وحدها كافية لتنحيتك من مُتابعة تلك القضية |
| - Arap müziği dinler misin? | Open Subtitles | هل تألفين الموسيقة العربية ؟ |
| Sen müziği çalarsın ben de trans altına girerim ve bizi Flütçünün Sara'yı tuttuğu yere götürürüm. | Open Subtitles | ستعزف أنت الموسيقة , و سأصاب بالسحر و سيقودنا إلى المكان الذي (يحتجز فيه عاز المزمار (سارا |
| Kusursuz bir gün için olması gereken üç şey Tavuk şiş, canlı Brezilya müziği ve Baz Luhrmann filmleri. | Open Subtitles | أفضل ثلاث أشياء فى يوميّ الممتاز... فراخ الساتية، الموسيقة البرازليه المباشرة وأفلام (باز لوهرمانن)، |