| Zorla açarsak hacker sistemden görür... - ...ve aninda gazi saliverir. | Open Subtitles | لو إقتحمناهم، فسيرى المُخترق ذلك على النظام، وسيُطلق الغاز على الفور. |
| Kablosuz sunucunun kablosunu kesen, yani hacker su anda binanin içinde. | Open Subtitles | المُخترق الذي قطع أسلاك الخادم اللاسلكي موجود في داخل المبنى الآن. |
| Şu ünlü ve gizemli hacker... Kuklacı! Burda mı? | Open Subtitles | سيّد الدمية، المُخترق الغامض سيئ السمعة، قد ظهر هنا؟ |
| Kusanagi ve Togusa hacker'ın giriş yapması beklenen diğer bölgeye doğru ilerliyor. Tetikte bekleyin... | Open Subtitles | كوساناغي وتوقسا مُتجهان للمنطقة التالية الذي من المُتوقّع أنّ المُخترق سيدخل منها، اذهبا هناك واعثرا على شيئًا ما. |
| - ...hackerı enseleyebilelim. | Open Subtitles | ذلك الوغد ، حتى نتمكن من مُحاورة المُوظف والنيل من ذلك المُخترق |
| Tüm güvenlik önemlerini saf dışı bırakarak tak çalıştır klavye görevi görür ve hackerlar kodları manuel olarak yazmış gibi sunucu bilgisayarı yeniden programlar. | Open Subtitles | كان ذلك ليتجاوز كل التدابير المُضادة من خلال لوحة مفتيح تستخدم كأداة مُحاكاة وإعادة برمجة حاسوبنا المُضيف كما لو أن المُخترق كان يكتب ترميز الإختراق بشكل يدوي |
| hacker Baskan'in canli yayina çikip bu güne kadar açiklanmayan o bombalama hakkindaki her seyi anlatmasini istiyor. | Open Subtitles | المُخترق يُريد من الرئيس أن يكشف على بث مُباشر على التلفاز كلّ شيءٍ حول التفجيرات والتي لمْ ننشرها قط. |
| hacker istekleri yerine gelmezse, 60 dakika içinde herkesi öldürecegini söylüyor. | Open Subtitles | المُخترق يقول الآن أنّ الجميع سيموت خلال 60 دقيقة إذا لمْ ننصع لمطالبه. |
| hacker kendinin tasarlamadigi bir sisteme müdahale ediyor. | Open Subtitles | كان المُخترق يتلاعب بنظام لمْ يقمْ بتصميمه. |
| Pekala, hacker'in cep telefonuyla e-posta gönderdigini biliyoruz. | Open Subtitles | حسناً، نحن نعلم الآن أنّ المُخترق يُرسل رسائل إلكترونيّة بواسطة هاتف نقال. |
| hacker o ölümlerin intikamini almak istiyor. | Open Subtitles | المُخترق يُريد الإنتقام لأولئك القتلى. |
| Tüm lablarda monitör vardir ve hacker seni sunucu merkezi civarinda dolasirken görürse... | Open Subtitles | جميع المُختبرات بها شاشات مُراقبة، ولو رآكِ المُخترق تتحرّكين بالمكان، وتتحققين من مركز الخادم، فسيُعتبر ذلك أمراً سيئاً. |
| hacker arkadaşımdan yardım isteyeceğim. | Open Subtitles | سأجعل صديقي المُخترق يعمل على هذا. |
| hacker Atlas7 ismiyle geçiyor ama gerçek kimliği çok net. - Kardeşim. | Open Subtitles | المُخترق يُسمّي نفسه بـ(آتلاس 7)، لكن هويّته الحقيقيّة تبدو واضحة. |
| hacker'ın bütün şirket yerine sadece Khan'ın peşine düşmesi garip değil mi? | Open Subtitles | ألا تجد الأمر غريباً أنّ المُخترق سعى وراء (كان) فقط؟ وليس باقي الشركة؟ |
| Anlamı o bir hacker | Open Subtitles | ...مَّما يعني, بأن المُخترق |
| Finch hacker'ın kimliğini tespit etmeye çalışıyor. | Open Subtitles | (فينش) يعمل على تحديد هويّة المُخترق. |
| içlerinden biri, Jim Stone, hacker'in sarin gaziyla doldurdugu bir odada kitli durumda. | Open Subtitles | أحدهم... (جيم ستون)... قد حُجز في غرفة قام المُخترق بتعبئتها بغاز السارين. |
| Spencer, hackerı kullanıyor. | Open Subtitles | (سبينسر) يستخدم المُخترق . |
| Bu yetki, senin hackerlar ile iletişim kurmak için bir e-posta hesabı oluşturduğunu, hackerların da Josie'nin albümünü internete sızdıracağını ortaya çıkardı. | Open Subtitles | تلك الرخصة كشفت حساب البريد الإلكتروني الذي أنشأته للتواصل مع المُخترق الذي كان سيُسرّب ألبوم (جوسي) الجديد على الانترنت. |