| Bir ağacın tepesine dikilen bu ağaç evin bütün ilerlemesini görmek inanılmaz bir deneyimdi. | Open Subtitles | مِن المُذهل أن نرى العملية بأكملها حول كيفية بناءهم للبيت بهذا العلو في ظُلَّة الاشجار. |
| İnanılmaz oğlumun oyunu kazanmalarında attığı gole. | Open Subtitles | نخب ابني المُذهل وهدفه المتسبب بالفوز بالمباراه |
| Fakat gösterişli bir şey mi, yoksa inanılmaz derecede yakışıklı kocacığımın bana aldığı yüzüğü gölgede bırakmayacak derecede bir şey mi alsam karar veremedim. | Open Subtitles | ولكن لا يُمكنني التحديد إذا ما أردتُ الذهاب مُتفاخرة أو مُقللة لإظهار هذا الخاتم المُذهل الذي أهداني إيّاها زوجي الوسيم. |
| Takdirimi kazanmasını sağlayacak derecede inanılmaz bir konsantrasyon sergiledi. | Open Subtitles | "التركيز المُذهل الذي نجحوا بهِ في الإمساك بالكرة يستحق مديحي" |
| İnanılmaz bir şekilde, bu kurtlar 200 yaşındadırlar. | Open Subtitles | (المُذهل, أن هذه (الديدان الأنبوبية عمرها أكثر من 200 عام |
| "İnanılmaz Zekeini" | Open Subtitles | {\pos(190,210)}سيكون اسمك "زيكيني المُذهل". |
| "İnanılmaz bikini". | Open Subtitles | حتى أنه أفضل "القرع الصيفي المُذهل". |
| Ve şimdide inanılmaz bikini en iyi numarasını yapacak. | Open Subtitles | والآن (زوكيني المُذهل) سيُقدم لكم أكبر خدعهُ. |
| İnanılmaz Yarış için birlikte seçmeye katılıyoruz. | Open Subtitles | كنا نقدم تجربة أداء لـ"السباق المُذهل |
| Supernatural hayranlarının yaptığı şeyler inanılmaz. | Open Subtitles | (دين) من المُذهل كمية المهارات الفنية التي تسري بين عُشاق "سوبرناتشورال" |
| Hayır, aslında inanılmaz olan benim! | Open Subtitles | كلا، في الواقع أنا المُذهل. |
| İnanılmaz Bikini! | Open Subtitles | (زوكيني المُذهل)! |
| Karşınızda inanılmaz Bikini. | Open Subtitles | أقدم لكم (زوكيني المُذهل)! |