| Görmek istediğin şey, bulman gereken şey Mesnet. | Open Subtitles | الأمر الذي تريدين رؤيته ما تريدين العثور عليه ، هو المُرتكز |
| Babam Mesnet yüzünden öldürüldü çünkü sen ve adamların o gece onun için geldiniz. | Open Subtitles | قُتل والدي بسبب المُرتكز لأنك أنت و رجالك جئتم لتأخذوه في تلك الليلة |
| Sadece, elinde Mesnet olan biri bunu kavrayabilir. | Open Subtitles | و لكن فقط من يملك المُرتكز يمكنه فهم الأمر |
| Seninle pazarlık yapmadan önce Mesneti ellerimde istedim. | Open Subtitles | أردت أن يكون المُرتكز في حوزتي قبل التفاوض معك |
| Mesnetin neden elime geçmesini istemediğinin gerçek sebebini biliyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني أعرف السبب الحقيقي الذي يجعلك لا تريدين أن أحصل على المُرتكز |
| Ben sana seri katilini bulmanda yardımcı olayım sen de bana Mesnet hakkında bildiklerini söyle. | Open Subtitles | أساعدك على العثور على قاتلك المتسلسل و تخبرينني بأمر المُرتكز |
| - Mesnet çok kısa sürede elimizde olacak. | Open Subtitles | سيكون المُرتكز في حوزتنا قريباً جداً |
| Mesnet adında bir şeyi hatırlıyor. | Open Subtitles | تتذكر شيئاً يسمى المُرتكز |
| - Mesnet hakkında konuşmalıyız. | Open Subtitles | علينا التحدث بأمر المُرتكز |
| Mesnet. | Open Subtitles | المُرتكز |
| Ya da Mesnet hakkında? | Open Subtitles | أو المُرتكز |
| Mesnet. | Open Subtitles | المُرتكز |
| Mesnet nerede, Lizzy? | Open Subtitles | أين المُرتكز ، (ليزي)؟ |
| Mesnet bende. | Open Subtitles | لدي المُرتكز |
| Bende olmadığına inandığın için, Mesneti bulmak için basit bir hırsız kiraladın. | Open Subtitles | تستأجر لصاً بسيطاً ليجد لك المُرتكز لأنك تعتقد أنه ليس معي |
| Mesneti. | Open Subtitles | المُرتكز |