| El yapımı patlayıcı dibinde infilâk ettiğinde göğsündeki metal plaka hiçbir halta yaramaz. | Open Subtitles | قطعة حديدة في صدرك لن تحميك عندما, عندما تنفجر العبوات الناسفة بالقرب منك. |
| El yapımı patlayıcıyı vurduğumuzda çalıyordu... ..lanet yer havaya uçmuştu. | Open Subtitles | كنّا نشغلها عندما كنا نضرب بالعبوات الناسفة فجرنّا الطابق بالكامل |
| Programda yumruk yumruğa, yakın dövüş hafif silahlar, el yapımı patlayıcı kursu ve bilgi toplama uygulaması, ve güvenli geçiş stratejileri var. | Open Subtitles | بواسطة عناصر تسليم يد بيد الاشتبكات القريبة الاسلحة الصغيرة تعليمات العبوات الناسفة والتنفيذ مع كذلك عمليات المسح |
| Savaş bölgelerinde alışılmış bir şeydir. Bozuk paralar mükemmel bomba malzemesine dönüşür. | Open Subtitles | إذن العملات هي الحشو الممتاز للعبوات الناسفة |
| Ayrıca bir zırhlı aracın kübik güvenlik görüntüleri, o beş el yapımı bomba ile kolayca alt edilebilir. | Open Subtitles | ويمكن القضاء على قمرة سيارة مدرعة بسهولة بواسطة هذه العبوات الناسفة الخمسة. |
| patlayıcı madde fabrikaları, silah ambarları ve 50 kişinin adını vermiş. | Open Subtitles | مصانع العبوات الناسفة مخازن الأسلحة وأسماء أكثر من 50 شخصا سيّئا |
| Bok ederseniz, el yapımı patlayıcınız yine de patlar. | Open Subtitles | لا تقلق عبوتك الناسفة ستنفجر على اية حال |
| Yani burada el yapımı bombalarla, intihar bombacılarıyla roketatar saldırılarıyla ve pusularla uğraşıyoruz. | Open Subtitles | فنحن نتعامل مع العبوات الناسفة والانتحاريين والهجمات الصاروخية والقنابل والكمائن |
| Bunlar el yapımı patlayıcılarda kullandıkları bidonlar. | Open Subtitles | هذه نفس الحاويات التي استخدموها في العبوات الناسفة |
| Geçen sene Jakarta'da, Çin Konsolosluğuna giden konvoyu patlatan el yapımı bomba... 17 ölü daha. | Open Subtitles | العبوة الناسفة التي خرجت مع القافلة إتجهت ناحية القنصلية الصينية في جاكرتا العام الماضي 17قتيل آخرين |
| Sanırım sen el yapımı patlayıcıları imha eden konvoylardan birindeydin? | Open Subtitles | يبدو أنك كنت مع الفريق الذي أخذ العبوات الناسفة |
| El yapımı bombanın patlaması oldukça etkiliymiş, yani oradan ceset kurtaramazlar. | Open Subtitles | تفجير القنبلة الناسفة كان بشعاً للغاية لذا لم يتمكنوا من إستعادة أى جثة |
| Ama el yapımı bir bomba birini öldürürken diğerini yaralı enik gibi savdı. | Open Subtitles | أجل ، و لكن العبوة الناسفة أطاحت بأحدهم و أرسلت الآخر بعيدا مثل كلب يعوي ألما |
| Şu an bir bölük bomba köpeği ile Flushing'te el yapımı patlayıcı arıyorlarmış. | Open Subtitles | انهم الاّن يبحثون فلاشينج عن العبوات الناسفة و معهم أسطول |
| bomba işi tam olarak çözemedi. | Open Subtitles | لكن العبوة الناسفة لم تؤدي وظيفتها جيدا ، أليس كذلك ؟ |
| Jiplerimizin zayıf bir noktası vardı ve bomba tam da doğru yerde patladı. | Open Subtitles | وأثرت هذه العبوة على سيارتنا الهمر ايضاً والعبوة الناسفة أثرت علينا أيضاً |
| Belirliyebildiğimiz kadarı ile patlayıcı cihazlar kullanıldı | Open Subtitles | ونحن عاقدين العزم على أن العبوات الناسفة المستخدمة |
| FBI herhangi bir patlayıcı izi bulamadı. | Open Subtitles | المباحث الفدرالية لم تجد أي شيء حول الحزمة الناسفة |